Fenerbahçeli eski yıldızdan olay sözler! "Soyunma odasında..."

'in 26. haftasında 'de ile karşılaştı. Sarı-lacivertliler sahadan 1-0 mağlup ayrılırken zirve yarışında ağır yara aldı. Zorlu 90 dakikayı ekranlarında değerlendiren , ile ilgili flaş sözler söyledi...

Fenerbahçe Haberleri Giriş Tarihi: 22 Şubat 2021 Pazartesi 09:34

'nin iç saha performansı performansı, çok alışık olduğumuz bir performans değil. 'de genelde Fenerbahçe baskın oyununu, hükmettiği maçları, kötü oynasa da çıkardığı 3 puanlara seneler içerisinde şahitlik etmiştik. Bu sene biraz öyle olmadı. Bu sene içeride kaybedilen 5 maç var. Lig tarihinde daha önceden var mı, bilmiyorum ama yarışa çok etki edecek.

'de bu haftaya kadar işler biraz skorlar üzerinden, yarışa tutunabilmek üzerinden, kötü oyun olsa bile kazanarak yarışta kalma üzerinden okundu. Oyunu eleştirirken de biz tepkiler aldık. Kah eksikler denildi, kah başka etmenler devreye girdi.

'nin yeteri kadar da eleştirildiğini düşünmüyorum ben. Fenerbahçe'de ne zaman 'oyun' desek, 'dışarıda çok oyuncu var' dendi. Yeni transferler vs. Bugün bakalım? Bir tek dışarıda eksik olarak. Bir de var ama onun performansını Fenerbahçe'de hiç görmedik. Hiç oynamamıştı. Yeni transferdi. 1 oyuncu. Pelkas'ı da, 'ı da, Mesut'u da geldi. Herkes içeride.

Hocalar mevcut kadro üzerinde etkili olmak ve en iyisini çıkarmaktan sorumludur. Eksikler, diğer dış etmenler, basında yazılıp çizilenler, sosyal medyada söylenenler hocaların çok da fazla ilgilendikleri işler olmamalı. Hocalar, sahanın içinde kalmalı, sahanın içine odaklanmalı. Eksik oyunu yukarı taşımakla yükümlü olmalı.

Olanın seviyesini yukarı çıkarmazsan, yeni gelenin de takım içindeki ahenge ayak uydurmakta zorlanmasına şahit oluruz. Şimdi diyoruz, , , , gelip tıkır tıkır işleyenin içinde oynuyor. eksiklerden, kısıtlı kadrodan en fazla dem vuracağın takım ama , takımı aldı ve bireysel performanslarını yukarı çıkardı.

'ye bakalım. Bireysel performans olarak yüzde 100'e ulaştı diyebileceğimiz 1 tane oyuncusu yok. Genel olarak takımda bireysel performans sıkıntısı var. Bu da oyuna yansıyor.

Maça dair teknik taktik çok fazla şey söyleyebiliriz. Çok basit. 'nin ne oynadığını biliyoruz. Bir Halil tehdidi var. Önlem alırsın. Maç 0-0 biter. 'Açamadım' dersin, anlarım. Ona da önlem almadın. ' çok hücum yaptı, çok pozisyon üretti, kalesinde tehlike gördü' Böyle bir maç olmadı. 'Fenerbahçe hücum yapamadı, kalesinde pozisyon vermedi' Böyle bir maç da olmadı. Ne öne oynamışsın, ne de defansif anlamda doğru işleri yapmışsın. Sahada bir yanlışlık var.

İşin kötü tarafı. İçeride 1-0 mağlupsun. 9. dakikada golü yedin. 6 dakika uzatma verilmiş. Golü yedikten sonra neredeyse bir 90 dakika daha var. Orada da değişmek adına, isyan ve oyunun gelişimi adına içeriden beklemem ben bunu, golü yediğim dakika kenara bakarım. 45'te soyunma odasında hoca ne diyecek ne yapacak, nasıl dokunacak bakarım. Bir şey iyi gitmiyor sahada. Oyuncu anladı. İlk 45'te şöyle oynamadın. Atak devamlılığı, pozisyonlar, o kaçar, bu kaçar oynamadın. Girdin içeri hocaya baktın. Ben TV'de izliyorum, kimse kusura bakmasın Erol Hoca da sahanın kenarından izliyor. İçeriden memnun çıktı, dokunmadan çıktı.

Derim ki, attın Samatta'yı içeri, attın Pelkas'ı içeri, attın Cisse'yi içeri. Bir risk aldın. Hoca takıma dokundu derim. Kas hafızasıyla yapılan değişiklikler, gidişata göre sisteme dokunmadan yapılan değişiklikler. Önlemi de kolay. Artık ezberledik. Çıkar soldan bir kanat oyuncusu ya da sağdan, girsin Pelkas, Valencia, Ferdi. Önden çıkar Samatta'yı, koy Cisse'yi. Bunlar olmuyor. Bir şeyi değiştir. Stoperi yolla oraya son 10 dakika. Bir yığ oraya.

Derbide söyledim. İyi malzemeye aynı zamanda iyi aşçı lazım. İyi tezgah lazım. İyi ateş lazım. İyi deneyim lazım. Ligin de boyu kısaldıkça Erol Hoca'nın zaafiyetleri daha çok ortaya çıkmaya başladı.

SON DAKİKA