Sezon başında Galatasaray yönetimi Michael Skibbe'yi takımın başına getirdiğinde kulübün kendine özel koşulları içinde getirebilecek en iyi yabancı hocanın Skibbe olduğunu belirtmiştim. Yönetim Skibbe'nin eline iyi futbolculardan oluşan pahalı bir kadro teslim etti. Ancak daha işin hemen başında Şampiyonlar Ligi kazası oldu. Bu ilk büyük sarsıntı idi. Bir süre sonra Skibbe'nin yardımcıları görevden alındı ve Alman hoca buna nedense sessiz kalarak normal şekilde görevine devam etti. Diğer yandan Skibbe'nin saha kenarındaki varlığı da sürekli sorgulanır hale geldi. Çünkü Skibbe maçları tepkisiz seyrediyor, sadece hakem kararlarına tepki gösteriyordu. Yani saha kenarında varlığı ile yokluğu pek belli olmuyordu. Bunun dışında Karl Heinz Feldkamp ve Adnan Sezgin faktörleri de dışarıya Skibbe'nin iyice pasifize olduğu görüntüsünü veriyordu. Ancak bunun sorumlusu bence bu duruma sessiz kalan başkan Adnan Polat'tı. Sonunda takımın UEFA'da iyi gitmesine rağmen ligde alınan başarısız sonuçlar Skibbe'nin Galatasaray macerasının sonu oldu. Ligi Avrupa için araç olarak gören Polat bozuk araçla amacına ulaşamayacağına inandı ve müdahale etmek durumunda kaldı. Ama takımın kötü gitmesinin suçunu sadece Skibbe'ye yüklemek bence haksızlık olur. Yönetimin son aylarda yaptığı bir dizi hata da bu kötü gidişe adeta çanak tuttu.
Korkmaz faktörü Yeni teknik direktör Bülent Korkmaz'ın gelişi ile Galatasaray'da çizgilerin yeniden çekildiğini düşünüyorum. Bir teknik direktör takımı iyi ya da kötü çalıştırması, taktik vermesi ile değil öncelikle kişiliği ile orada olmalıdır. Bülent Korkmaz da bu konuda Galatasaray camiasının en güveneceği kişilerin başında gelmektedir. Artık Karl Heinz Fedlkamp veya Adnan Sezgin faktörlerinin etkin olabileceğini hiç sanmıyorum ki hem başkan Polat'ın hem de Korkmaz'ın kendi açıklamaları zaten bu izlenimi veriyor. Sonuçta Bülent Korkmaz başarılı olur veya olmaz bunu zaman gösterecek, ancak iki maçtır saha kenarına baktığınızda artık orada "biri var" diyebiliyorsunuz. Bordeaux ve Konya maçlarında saha kenarında Bülent Korkmaz varlığını hem futbolculara hem de seyreden herkese tam anlamı ile hissettirdi. Saha kenarından iyi yönetilmek Galatasaray'ın son dönemlerde ihtiyacı olan bir olguydu. Bu eksik de böylece giderilmiş oldu.