Medyanın kulüplere, kulüplerin de medyaya ihtiyacı var. Biz spor yazarları son yıllarda 'kulüp yasaklarına' alışmaya başladık. 'Basına kapalı' antrenmanların sayısının artmasını, futbolcularla serbestçe görüşmenin engellenmesini de sineye çektik. Bizim muhabirlik dönemimizde bu öldürücü yasakların hiçbiri yoktu. Böyle olduğu için futbolcu, lafını 'ölçerek, biçerek' eder, yöneticisi karşısında mahcup duruma düşmezdi. O zamanlar, 'yasak' olmadığı için 'yalan haber' sıkıntısı yok gibiydi. Galatasaray yönetimi futblcularına maç sonrası konuşma hakkını sadece yayıncı kuruluşa verdi. Sayın yöneticiler... Kulüpler yoksa, spor yazarı yoktur. Unutmayın ki biz yoksak, siz de yoksunuz!