Utanmak Huysuz bir imparatorun icat ettiği bombadır, Yunanistan maçında patlayan. Fünyesi aylar önce çekilmiş. Ders almazmış verirmiş! Beyaz badanalı evlerin duvarlarına yaslanmıştır, kırmızı yanaklı çocuklar. Sefalet diz boyudur bu ülkede. Ne kibirli imparatorların bir ayda kaç bin dolar aldıklarının hükmü vardır, o çocukların yüreğinde. Ne tarihinde hiç bu kadar yaveri olmayan futbol saltanatının. O çocukların istediği sadece ülkesinin kazanması... Milli forma içinde ruhlu adamlar! Bu ülkenin insanı kazanmayı bildiği kadar, yenilgiyi de tanır. Yenilmekten utanmaz insan. Ama böyle yenilmekten utanır.
***
Ali Sami Yen'den "sahte ruhlar terbiyecisi" bir Yunanistan geçmiştir, terbiyesiz bir maziye inat. Kendini alkışlatmıştır, "yuhh"ları anında iadeli taahhütlü gönderip tribünlere... Tek telle saz çalmanın dersini de vermiştir, tek golle 4 gollü rövanşı almanın dersini de. İstanbul ağlamıştır, istavroz izlerinin ortasında. Ne aynalardan silinir o kirli çarşamba... Ne tarih kitaplarından... Asker selamıyla kahramanlık, nasıl da ucuzdur. Maçtan önce Türk futbolcusunu gören, ruhunu ülkesine bağışlayan bir asker sanır. Yenilmekten utanmaz insan... Ama böyle yenilmekten utanır.
***
Macaristan maçındaki İskoç hakemin, kendini bizim futbolcularımızdan daha çok siper ettiğini gördük. Bugün hâlâ o ahlaksız hakemin kayırmasıyla ayaktayız! "Yabancı sayısı artırılsın" diyenlerin, bu ülkeyi nasıl bataklığa sürüklediğini, hâlâ "Hakan Şükür'den başka golcümüz" yok diyen zavallı açıklamalarda da gördük. 2004 yılının U-17 Avrupa Şampiyonası'ndaki en değerli genci Fabregas şimdi Arsenal'da... 2005 yılının en değerli genci Nuri Şahin, Fatih Terim'in komplekslerine yem edildi. Gerçekler gecikmelidir bizim ülkemizde. Yunanistan maçından sonra, gazetelerdeki suflörleri bile avaz avaz bağırmak zorunda kalmıştır imparatorun. Medyanın, bu takım için kalem kıran hükmü, aslında gecikmiş bir suç ortaklığının bedelidir. Medya kendine kırmalı kalemi... Fatih Terim'in heybetine yenik düştüğü için... Gazetecilik mesleğinin direnişini, sadece Emre'nin kalkan kolunda aradığı için...
***
Ölü ruhlara suni teneffüs sürmektedir. Acıların son kullanma tarihi, Norveç maçına denk gelir. Bir maçta renk gelir mi futbolcularımızın yüzüne? Bizim paralarımızı, "şehitlere bağışlanmış prim" düzenine sokanlar, kendilerini hizaya sokar mı? Yunanistan maçında gördük ki, gururumuzu ve geleceğimizi emanet ettiğimiz Fatih Terim yalandır. Milli formayı giyen futbolcular yalandır. Futbol; hâlâ çocuk kalandır bizde. Bu futbol öylesine garip bir tutkudur ki, dünya üstüne yıkılsa da, çocuklar her acıya katlanır. Onlar yenilmekten asla utanmaz! Futbolcu abilerinin böyle yenilmesinden utanır!
***
Bilmiyorum, çocukların utandığı kadar, imparatorlar, yaverleri ve futbolcular da utanır mı? Onlar kargadan başka kuş! Paradan ve kazandıkları zaman haykırmaktan başka bir şey tanır mı?