Milli Takım'ın futbol ile ilgili yazacak hiçbir şeyi yok. Çünkü sahada Milli Takım yok, antrenör yok, futbolcu yok, yedek futbolcu yok. Ama şeref tribününde federasyon başkanı var, yanında da UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik var! Sahada olmayan Milli Takım, olmayan bir pozisyon kaçırıyor, şeref tribününde oturan Türk futbolunun en başındaki adam, Avrupa futbolunun
2. koltuğunda oturan adamı şöyle bir tokatlıyor, bir silkeliyor, maçı izleyenler televizyon başında şok oluyor! Şimdi, mağrur duruş beklediğimiz kişiler bir amigo gibi maç seyretme ve davranma lüksüne sahip değillerdir. Onlar oturdukları yerde kendi adlarına değil; bulundukları makamı temsilen ordadırlar. Bu maç seyretme biçimiyle, formalarını giyip bizimle birlikte maç seyretmeleri gerekir.
Birlikte seyretmesinler Bizim böyle bir fedarasyon başkanını gördükten sonra ne Milli Takım'dan başarı beklememiz ne de Türk futbolunun ileri gitmesi gibi bir isteğimizin olması mümkün değil. Yani Yunanistan maçını kazansak ne olacak? Skorlarla saygınlık olur mu? Biz 3 maç kazansak ne olur? Dünya futbolunda çok mu saygın oluruz! Yani bizim maç değil; saygınlık kazanmamız gerekiyor. Başarı; her şey mübahtır yoluyla elde edilen başarı değil; sayılarak, sevilerek, sahada mücadele ederek kazanılan gerçek başarıdır. Bu ilk yazımda maçı seyrederken gözümde tek kalan görüntü maalesef buydu: Pozisyon kaçırırız başkan yanındakileri tokatlar, yumruklar biz de onu izleriz. Norveç maçı için de tavsiyem, biz maçı alırız; ama sayın başkanla, Türk futbolunun medar-ı iftiharı Şenes Erzik Bey yanyana maçı seyretmesinler.
MURAT BAŞOĞLU