Her şey var ama... Beşiktaş sezon başından bu yana her maça değişik 11'le çıktı. Üst üste iki maçın sahaya sürülen 11'inde bile aynı oyuncular bir arada olamadı. Her maçta savunma, orta alan ve ileri ikilideki oyuncular hep değişti. Böyle olunca devamlı oynama şansı bulan bazı futbolcular, "yanlarındaki" ve "önlerindeki" oyuncularla uyum sorunu yaşadılar. Sheriff ve Zürih maçları yüksek motivasyonlu Avrupa maçları olduğu için değişik oyunculara rağmen sorun yaşamadan geçildi. Altı lig maçındaki değişik 11'ler ise 4 galibiyet ve yenilgi ile bitebilecek 2 beraberlik getirdi. Marsilya maçı pozisyon verilmeyen ancak pozisyon da bulunamayan tek "ayrıcalıklı" karşılaşmaydı. Burada da oyun planını talihsiz ilk gol bozdu. Beşiktaş iyi oyunculara sahip bir takım. Ne var ki iyi oyunculara sahip olmak, iyi takım olmaya yetmiyor. İşte Ertuğrul Sağlam bu sorunu yaşıyor. Defansı oturturken, orta sahayı kimlerden kuracağı kafasını karıştırıyor. Bazen Delgado ve Ricardinho'yu, birini ileri kaydırarak birlikte oynatıyor. Bir bakıyorsunuz öteki maçta ikisini birden devre dışı bırakıyor. İleride Bobo-Delgado varsa "İşte ideal ikili" diyemiyor. Bobo-Nobre ile sahaya çıkarsa "Galiba ikiliyi buldum" rahatlığına kavuşamıyor. Bobo-Higuain oynarsa bu da ona "Tamamdır" dedirtemiyor. Batuhan'la belki son dakikada gol buluyor ama onunla ilk dakikadan itibaren haklı olarak başlayamıyor. Savunma oturdu derken, Denizli maçında daha ilk 10 dakikada 2 "acayip" gol yiyor. Serdar Özkan oyun kurucu olarak Rico'dan, Delgado'dan daha iyi oynuyor. Forvetler suskun, 7 golün çoğunu forvet oynamayanlar atıyor. Ligdeki 6 maçın özeti şu; Her şey var, hiçbir şey yok!