Profesyonelliğe tekme sallayanlar Galatasaraylı Arda, sakatlanmasına rağmen Malta maçında sahada kalmak istedi ve kaldı da, sakatlığının artması pahasına. Sonuç; en iyi ihtimalle 2 hafta forma giyemeyecek. Belki Beşiktaş derbisinde bile olmayacak... Keza sakat sakat oynayan Sabri de öyle... Galatasaray'ın söz kestiği Manisaspor kalecisi Ufuk, Ümit Milli Takım maçında sakatlandı. Kolu kırıldı ve buna rağmen 20 dakika sahada kaldı. Sonuç; en iyi ihtimalle 2 ay sonra forma giyebilecek. Belki de bundan sonra hayat pınarı bambaşka bir yerden akıp gidecek... İki oyuncu da daha kötü olacağını bile bile oynadılar, "Vatan için sahadaydık" diyerek.... Peki doğru mu yaptılar? Bence hayır. Birincisi, ay-yıldızı göğsünün üstünde taşısan bile yaptığın sonuçta bir sportif eylem, vatan savunması değil. İkincisi, ülkenin ve takımın kurtuluşu, önce kendini kurtarmaktan geçer, ki bir katkın olabilsin yoksa sana göre fedakârlık olan takım için kurtuluşu önleyen bir engel de olabilir pekala. Üçüncüsü de kendini bir maç için feda etmek, profesyonelliği taşıyan tabureyi tekmelemekten başka bir şey değildir. Vatanı kurtarmanın yolu duygu sarhoşluğundan değil, üretmekten, paylaşmaktan geçer. Mesela terinle kazandığın primini, vatanını kanıyla savunan Mehmetçik'le bölüşmekten, sokaktaki kayıp kuşağa kol kanat germekten, öksüz ve yetimleri okutmaktan geçer. Umarım bir gün profesyonel sporcuları da, "vatan hizmetinde" görürüz!..