Sistemde mi, kadroda mı? Fenerbahçe'de Alex oynadıkça sistem ve kadro tartışması sürecektir. Bu Daum zamanından beri devam ediyor. Alex'in defansa yardım etmemesi orta sahayı güçsüz bıraktığından, o varken çift santrforla mücadele etmek zarar getiriyor ve tek santrforlu sistem başarılı oluyordu. Ancak bu sistemde santrforun yalnız bırakılmaması, takım atağa kalktığında iki kanat adamının da ileri çıkarak forveti çoğaltması gerekiyor. Bu yıla kadar bunu sol kanatta Tuncay, sağ kanatta da Yozgatlı gerçekleştirdiği için hem çok sayıda pozisyona giriliyor, hem de gol atmak mümkün oluyordu. Daum çift santrforlu oynadığı zaman Alex ileride kaldığı için orta saha çok adamla atak yapan rakipler karşısında açıklar veriyor ve gol yeme riski çoğalıyordu. Zico bu yıl Tuncay da gittikten sonra iki kanada yetenekli elemanları yerleştiremiyor ve zaaf da buradan doğuyor. Sezon başındaki hazırlık maçlarında sol kanatta Uğur Boral etkiliydi ve goller de atıyordu. Ama nedense kesildi. Eğer çabuk yoruluyor idiyse onu forma sokmak ve devamlı oynatarak yararlanmak gerekirdi. Sağ kanadı ise santrfordan dönme, çabukluğu ve çalımı olmayan "kontenjan senatörü'' Deivid'i getirince iki kanat birden çöktü. Kezman da haklı olarak "Yalnızlıktan ölüyorum'' feryadını yükseltti. Fenerbahçe bir an önce iki kanatta süratli, adam eksilten ve şut atan elemanları kullanmazsa gol kusurları ve kötü oyunu devam eder, başarısız da olur. Çift santrfor oynarsa bu defa da orta sahada rakibe teslim olup bugünkü durumunu sürdürür.
Demode 3-5-2 Fenerbahçe'nin Avrupa maçlarında ve güçlü rakipler önünde başarılı oyunlar çıkarıp iyi sonuçlar almasının nedeni, bu karşılaşmalarda oynadığı takımların 10 kişiyle defans yapmamasındandır. Kapalı defans yapan rakiplere karşı oyunu ilerde kurup açıkları kullanmak ve özellikle uzaktan isabetli şutlar atmak gerekir. Sarı-lacivertli kadroda bunu yapacak yeterli eleman da bulunuyor. Ama Zico takımı demode 3-5-2 gibi oynatarak defansın büsbütün açıklar vermesine imkân hazırlıyor. Yineliyorum; çözüm iki kanada etkili, çabuk ve yetenekli elemanlar yerleştirip bunlarda ısrar etmektir.
NOT: Moral bozmamak için Milli Takım ile ilgili görüşlerimi bu akşamki maçtan sonra dile getirmek istiyorum. Çünkü Terim'in "garantisi'', sonuçları değil sadece 200 milyarlık maaşlarını kapsıyor.