Yanımıza gelenler Malta'da kaybettiğimiz iki puana mı üzülelim, yoksa kazandığımız bir puana mı sevinenim, karar veremiyoruz. Bosna'da, romanya'da kötü oyun ve sokorların üstüne Malta'da da değişen bir şey olmadığını görmek üzüntü verici. Yarınki Macaristan maçı 'ya tamam ya devam' oldu artık. Sorunlar ortada. Her yerimiz kötü ama özellikle savunmamız felaket. Umarım önlemler alınmıştır. Teşhis belli, sıra tedavide. Düşünebiliyor musunuz, 'bizden çok daha aşağılarda olan Macaristan'ı geçer miyiz' diye düşünüyoruz. Sahaya kim çıkarsa çıksın, yeter ki gerek sahada gerek kulübede basit hatalar yapılmasın. Rahat geçeceğimiz bir takım ama yine de kime güvenelim, işte o belli değil.
***
Malta maçında medyamız da güzel bir imtihan verdi. En sevindiğim nokta da bu oldu. Yıllardır futbolda her şeyin var olduğunu, rakibi küçümsemenin hayal kırıklığı yaratacağını örnekleriyle vermeye çalışıyorum. İş F.Bahçe'ye gelince kimse anlamadı ama Allah'tan Malta bize bu gerçeği hatırlattı. Mesela F.Bahçe, Oftaş'la berabere kalır veya Belediye'ye yenilir (veya başka maçlar) yapılan ilk yorum "Bir Alex'e verilen parayla kurulan Oftaş karşısında oynanan futbol, alınan sonuç" diye başlar ve devam eder, sonunda da F.Bahçe'nin o anda başında kim varsa, Zico veya başka biri fark etmez, futbolu bilmezlikle suçlanır ve bir an önce gitmesi için yol gösterilir. Ama Malta'da böyle olmadı. Mesela kimse "Emre'ye verilen parayla bırak takım kurmayı Malta'nın iç borçlarını ödeyeceğini kimse dile getirmedi. Terim ve teknik heyeti kimse suçlamadı. Futbolda olur böyle şeyler dendi ve geçildi. Demek ki bundan sonra aynı kişiler, F.Bahçe'nin maçlarında da böyle düşünecekler: Öyle ya, medyamızda çifte standart olmaz. Doğruyu buldukları ve bizim gibi düşünenlerin yanına geldikleri için de kendilerini tebrik ediyorum.
***
Geçen günkü yazıma ummadığım kadar mail aldım. Galiba tam anlaşılamadım; 'Oftaş karşısındaki futbolu beğendiniz mi?' gibi sorular vardı. Beğenmedim. Bakın arkadaşlar, maç yazılarımda zaten bunları belirtiyorum, takım iyiyse iyi, kötüyse kötü. Bizde hak yemek yok. Ben sadece, 'Sorun Zico değil. Zico gitse, yerine gelecek olana da aynı şekilde davranılacak' diyorum. Bunu da garanti ediyorum. Çok uzun yıllardır F.Bahçe'ye kim gelse "Futbolda anlamıyor, gitsin" yaftası yapıştırılmıyor mu! Zico gitse ne değişecek. Daum'a aynı şeyi yapanlar bir sene sonra Daum'u ararlar. İnanın Zico'yu gönderenler bir sene sonra Zico'yu arayacaklardır. Eğer kafa yapımızı, felsefemizi değişmedikçe kim gelirse gelsin ne fark edecek. Alternatif üretmeyenler fikir de üretmesin, bu yeter de artar bile.