Basit futbolcular! Şu bilinen söylem Malta hezimetinin özetidir aslında; Basit bir insanın elinden geleni yapabilmesi, zeki bir insanın tembelliğinden çok daha değerlidir... Bizim çok değerli yıldızlarımız vardı, Malta haddini bilen, basit (!) oyunculardan kuruluydu. Bizimkilerin hiçbiri sıradan değil! Hepsi çok zeki, çok yetenekli, çok kaliteli. Oysa maçı kazanabilmemiz için basit, sıradan (!) futbolcular olmalıydı sahada. Savaşacak, puan kaybını hezimet sayacak ve bunun yaşanmaması için yüreğini çimlere serecek basit (!) futbolcular yer almalıydı onbirde. Artık "tombik" bir star olan Emre Belözoğlu eski günlerin hatırına kadroda yer almamalıydı. Yeni prensimiz Arda'yı da bu zayıf (!) rakibe karşı boş yere yormamalıydık! Kendi takımında yedek olan Tuncay'ın maçı da değildi bu... Daha basit (!) oyunculara ihtiyacımız vardı. Aurelio gibi mesela... Hadi o cezalıydı peki ya Deniz Barış ve Hüseyin Cimşir neredeydiler? Dört, gole dönük orta saha oyuncusu, 2 forvetle çıktık sahaya, çünkü karşımızda takım yoktu! Biz koskoca dünya üçüncüsü Türkiye'ydik, kimden korkacaktık! Orta sahamız ayağına top bekleyen komutanlarla doluydu. Onlara cephane taşıyacak askerimiz ise ne yazık ki yoktu. Galiba daha maçtan önce kaybettik biz puanları! Sahaya dünya üçüncüsü Türkiye gibi çıktık, hüsranı yaşadık, Bosna Gazisi Türkiye gibi çıksak Malta'yı rahat yenerdik. En başta Fatih Terim o takdirde orta sahayı böyle kurmaz, Aurelio'nun yokluğunda, Deniz Barış ya da Hüseyin Cimşir'i (Belki ikisini birden) sahaya sürerdi. Eminim, şimdilerde çok pişmandır ama geçti Bor'un pazarı...