Utanç gecesi Pazar akşamı Manisa'da Futbol Federasyonu için utanç günüydü. Vestel, federasyonun Trabzonspor için verdiği cezayı adaletsiz bulunca buna isyan edip Manisaspor'dan desteğini çekti. Gerçekten Futbol Federasyonu çifte standart uygulayıp, anormal kararlar alıyor. Sayın Haluk Ulusoy hiçbir dönem tarafsız olamadı. Bundan sonra elini vicdanına koyup, "Ben bu işi adaletli yapamıyorum" demeli ve hemen istifa etmelidir. Son Trabzonspor olayı ve verilen ceza Türk futbolu adına gelecekteki büyük tehlikenin habercisi. İlerde 'x' takım taraftarı takımı mağlupken maçın sonlarına doğru sahaya girip rakip futbolculara saldırsa, ne olacak?! Onlar da biliyor ki bu maç tekrar edilecek. Ve bunu kasten bile yapabilirler. Sen böyle bir ceza uygularsan olacağı da bu. Herkes artık temiz futbol bekliyor. Temiz futbol olması için de baştakilere önemli görevler düşüyor. Türk futbolunu kaosa sürükleyeceğiniz yere bütün pisliklerden ya kurtarın, yada çekip gidin! Manisa'da bu üzücü olayların yanında güzel şeyler de vardı. G.Saray galip gelemedi ama Hakan Şükür attığı golle tarihe geçti. Hakan adına sevindim. Çünkü bu rekor ona yakıştı. Kendisi ile çoğu zaman frekanslarımız uymaz. Ama onun her zaman efendi ve saygılı kişiliğine ben de saygı duydum. Türk futboluna ve G.Saray'a emeği çok. Ona bu krallık anasının ak sütü gibi helal olsun. Bundan sonra ne kadar futbol oynar bilemem ama oynadığı sürece onun Türk futboluna verdiği emekleri düşünerek eleştirilerimizde biraz daha opsiyonlu davranmamız gerekir diye düşünüyorum. Onun bu yaştaki hırsına da saygı duymamız gerekiyor. Zaman zaman eleştireceğiz ama Hakan'ı yıkmayacağız.
Servet şaşırtıyor Manisa'da eleştiri odağı olan futbolcu Servet Çetin'di. Servet kişilikli, efendi ve çalışkan biri. Maçlarda şaşırmıyorum desem yalan olur. Bazen öyle hatalar yapıyor ki benim de ağzım açık kalıyor. Ancak Servet bu takımda her zaman oynar. Tek yapacağı şey biraz daha kontrollü olacak. Özellikle kendi ceza alanı çevresinde aklını ve hareketlerini kontrol altında tutacak. Yoksa herkesin dediği gibi 'tehlikeli mayın' olmaya devam eder. Ben bu konuda ona Emre'yi örnek gösteriyorum. Emre de Galatasaray'a geldiği zaman ceza sahası içinde kontrolsüz hareketleri vardı. Daha sonra kendini büyük ölçüde geliştirdi. Bu yaptığı hareketleri sıfıra kadar indirdi. Demek ki istenirse oluyor.