Voleybola bakan yok Türkiye, Dünya Yıldız Kızlar Şampiyonası'nda ikinci, UNİVERSİADE'ta da dünya şampiyonu oldu. 2007 Grand Prix, 2008'de Avrupa Şampiyonası finalleri ve 2009'da da Olimpiyat elemelerine ev sahipliği yapacağız. Alınan başarılı sonuçlar ilerisi için umut verici diyebilir miyiz? Fevkalade ümit verici. Büyük kız takımımız zaten belli bir seviyede olduğunu gösteriyordu. Bu büyük kız takımı hasbel kader bir araya gelmiş 10 tane kızdan mı, yoksa Türkiye'de kız voleybolunun bir alt yapısı oluşmaya mı başladı sorusunu kaldırdı, yıldız kız takımının Meksika'daki başarısı. Yani kız voleybolunun yıldızlar düzeyinde dünya ikincisi olması, 'ha bizde bu işin alt yapısı da var artık' dedirtti.
Böyle olduğu zaman özellikle kız voleybolundan büyük gelişmeler, çok iyi sonuçlar beklemek hakkımız.
KİMSE SORMUYOR Ama geçen gün kendi köşemde de yazdım. Ne yazık ki Türkiye'nin ilgisi bu başarıyla orantılı değil. Türk medyası da, teşkilat da olayla ilgili değil. En ücra, en sapa salonlarda oynanıyor. Geçen gün Cengiz Tokgöz'ün haberini okudum, beynimden vurulmuşa döndüm. Burhan Felek Spor Salonu'nun yanında güzel bir voleybol sahası yapmak için faaliyete geçilmiş. Üsküdar Belediyesi izni iptal etmiş, mühürlemiş. Yani bitmiş inşaat neredeyse! Böyle bir şey olabilir mi? Bu milletin cebinden yapılıyor o tesisler. Belediye başkanının cebinden çıksa bu para mühürleyebilir mi? Nasıl soruşturma açılmıyor bu belediye başkanı hakkında! 'Kardeşim bu senin arazinmiş, öyle iddia ediyorsun. Senin arazine adam gelip koca salon inşa ediyor görmüyorsun, bu kadar para harcanıyor; daha temeldeyken bu mührü vurmadın da seyrettin' diye Türkiye'de soran bir iç işleri bakanı yok, bir spor bakanı yok. Bir Anakent Belediye Başkanı yok. Kadir Topbaş gitsin baksın bakalım. 'Hemşehrim sen ne yapıyorsun burada' desin. Herkes kayıp. Şimdi bu ortamda voleybol oynamaya uğraşıyorlar!..