Huysuz ihtiyar Kalli'nin halleri Feldkamp'ın kafa yapısını, Bilgin Gökberk'in iki hafta önce onunla ve o yaştaki Alman nesliyle ilgili yazdığı mükemmel yazıdan sonra kavramaya başladım. Feldkamp, kuralcılığından bir santim taviz vermeyen prototip bir Alman. Orta yolu yok. Geçen yıl oynayan kadrodan 11 kişiyle yollarını bir çırpıda ayırması, geçmiş kariyerlerini kaale almaması bu yüzden. Kalanlara karşı da son derece sert. Cihan'a kamp döneminde attığı fırçayı oğluna atacak baba zor çıkar bu coğrafyadan. Hasan'a fırlattığı düdüğü kaldıracak başka bir uluslararası yıldız var mıdır acaba? Hele ayağının altındaki topu almaya gelen Ayhan'ın minik oğluna takındığı "Huysuz ihtiyar" hallerine ne demeli? Hangi yetişkin Türk, küçük bir çocuğun kalbini kırar? Carrusca'yı yerin dibine sokan, kadro sıkıntısına düştüğünde gönül alan; Bursa maçı sonrası "Eskilere mecbur kaldığımız bir maçtı. Sonuç yine de iyi" diyebilen Feldkamp'a sormak lazım, hep gidenler mi hatalı?.. Futbolcuyu kazanmanın yolunun katıksız disiplin olduğunu düşünüyor. Doğru, disiplin futbolun olmazsa olmazıdır. Ama bu kadar sert yaklaşım, fazla Almanlık değil midir? Türkiye'yi müstemleke sanan Osmanlı ordusundaki Alman subaylar gibi, Türk futbolcusunu küçük gören, oyuncu kazanmanın birden çok yolu olduğunu bilmeyen ya da kullanmak istemeyen Feldkamp'la Galatasaray'ın işi her geçen gün zora girer böyle giderse. Çünkü Almanya'da olmadığını unutuyor...