Profesör yorumcu olur mu? Ekranlar, gazeteler futbolun kolay tarafını, kemik iliği tadında sömüren "futbol bileni" dolu... Kimisine çok kızıyorsunuz, kimisini hiç beğenmiyorsunuz, eğer sizin takımınızın lehine bir şey söylediyse de bayılıyorsunuz. Onların yerinde olmak istiyorsunuz, hatta tam bir şey söylediği anda "ben şu anda orada olacaktım ki, gösterecektim onlara" diyip konunun asıl bileninin ekranın karşısında, haksızlığa uğramış bir biçimde oturan siz olduğunuzu inandırıyorsunuz kendinizi hatta aynı laflarınızı dinlemekten intihar için hangi yöntemi seçsem acaba diye düşündürttüğünüz arkadaşlarınızı. Yaklaşık 8 yıldır medyanın içinde hasbelkader bu işi yapan biri olarak her zaman söylediğim tek şey oldu. Bu ülkede 70 milyon yorumcu var. Güzel ülkemin, tanrının özene bezene yarattığı her ferdinin, futbol hakkındaki veciz fikirlerinin değerinin benim fikirlerimden deniz seviyesi anlamında daha aşağıda olması da mümkün değil elbet. Bu yorumculuk işinde profesör falan da olunmuyor ayrıca. Bu işin okulu var mı ki, akademik titri olsun? Futbolcu olmak için yetenek gerek, hakem olmak için eğitim gerek, yönetici olmak için para gerek ama yorumcu olmak için ne gerek? Hiçbir şey, evet hiçbir şey. Kimileri kendilerinin anadan doğma bu iş için yetenekli olduğunu düşünseler de bakmayın siz onlara. "Yetenek'' kısmını "elbise'' kabul ederseniz onların sahiden "Anadan Doğma" kalmaları gerekir o zaman. Bendeniz içinde bilginin ve araştırmanın olduğu yazılarımı sizinle paylaşıp, bilinmeyenleri veya fark edilmeyenleri sizlere ulaştırmaya çalışıyorum. Bilgi kısmında fazla tevazu göstermem ama yorum kısmında sizlerden bir üstünlüğüm yoktur, merakınız olmasın. Onun için lütfen yorumlarınızı benimle paylaşmaya devam edin. Bir gün çok yetenekli olanınızın kapısı çalınıverir bakarsınız.