Renkli televizyon! Hiçbir kurum ya da kuruluş, büyük kitleleri oluşturan toplumların manevi hazlarını, iç dünyalarını ve de gönül penceresini almaya, satmaya, kırmaya, rencide etmeye kendinde hak görmemelidir... Hatta gücü ne olursa olsun "yetmemelidir!" Ama gelin görün ki, Digiturk, D Smart ve Beşiktaş kulübü bir açmaza girmiştir. Bu açmaz ne olursa olsun öncelikle ve özellikle toplumlara yansıtılmamalıdır. Ve muhakkak surette kendi içinde ivedilikle çözümlenebilmelidir. D Smart ve Digiturk platformlarının öncelikli hedefi, bahsettiğimiz "manevi" dünyalara hizmet edebilmektir. Neticede BJK TV, bir spor portalıdır ve seyredeni çoktur. Bundan gayrısı, "laf-ı güzaf"tır ve de boştur... Lakin tersi düşünülüyor ve uygulanıyorsa, aklıma düşen birkaç soru şudur: Ortada bir hata olduğunu varsayalım... Ve bu hatadan yola çıkarak, 79 no'lu spor kanalını pasifize ettiğimizi öngörelim. Madem bu kadar radikaldiniz; F.Bahçe-Denizli maçında tüm Lig TV kameralarının kabloları kesildiğinde, haber alma ve özgürlüğünüz kısıtlandığında, yorumcularınız canlı yayında sinirden gitar teli gibi gerildiğinde neredeydiniz? Neden bu olayın üzerine 76 no'lu spor kanalını "platformumuzda yer almamaktadır" diyerek diskalifiye etmediniz? Sayın Yıldırım Demirören'in yurt dışı ve yurt içi deplasmanıyla alakalı uçak kısıtlamaları, stadımızdaki bazı kamera ve görüntü alma yasakları sizin neşenizi mi bozdu? Ve de sezon öncesi, kendi içinizde böyle çelişkili davranmak sezon içinde size "çelişkili" bakılmasına neden olmaz mı? Yoksa bu işlerin rengi, "gönül rengi"niz ile eş orantılı mıdır? Tüm televizyon alemine hürmetlerimle...