Eleştiri ve alkış Dünyaya futbolu sevdiren ülke Brezilya ile özel de olsa karşılaşabilmek Türkiye için önemli futbol aktivitesidir. Alkışlarla uğurlanmayı hak eden Tugay Kerimoğlu, Milli Takım'a veda ederken Almanya'daki bu müsabakanın dünya televizyonlarından milyarlarla ulaşması, Türkiye'nin en etkili küresel lobi faaliyeti olmuştur. Üzülerek belirtmeliyim ki çağdaş Türk gençliğinin temsilcileri olma onuruna kavuşmuş futbolcularımızın birçoğunun Milli Marşımızın okunduğu ve bayrağımızın dalgalandığı bir maça bir karış kirli sakalla çıkmalarını utanarak izledim. Onları da teknik adamları da yöneticileri de bu yüzden kınıyorum. Müsabakadan evvel bizlere bir festival, bir bayram vaadinde bulunanlar belli ki Milli Takım geleneklerini de unutmuşlar!.. Futbolda neticenin önemli olduğu kadar, ülkeyi temsil ve tanıtmanın da önemi yatsınamaz. Atatürk'ün güvenip, ülkeyi emanet ettiği gençlerimizden bundan böyle daha özenli olmalarını bekleme hakkımız yok mu?.. Değerli futbol ailesi, ne dersiniz?
Umutlar yeşerdi Gelelim maça... Posterlerine ulaşabilmek, terlettikleri formalara sahip olabilmek ve imzalarını alabilmek için peşlerinden 50 yıldır koşulan idol futbol ülkesi Brezilya karşısında, Bosna Hersek mağduru bir takım olarak çok başarılı, akıllı ve arzulu bir futbolu sahaya yansıttık. Bütün oyuncularımız zeminde basmadık yer bırakmadı. Bütün kademelerde takım olmayı, ciddi bir şekilde becerdiler. Yardımlaşma ve pozisyon yaratmadaki ısrarımız mükemmeldi. Rakip Brezilya'nın yumuşak, teknik ve göze hoş gelen futboluna, puan stresinden uzak Millilerimiz, resmen kafa tuttu. Fatih hoca; alkışlanacak vefalı duyguya sahip olman kadar, gelecek için çalışkan ve kendine güvenen bir ekip olma yolunda cesaretli adımlar atmaya başladığın için de seni kutluyorum. Brezilya'da yıldızların yanında kendi ülkesinde değer bulamayan Aurelio'nun, Almanya'da yeniden doğan Yıldıray'ın, İngiltere'den geleceğin ışığı olabilecek Kazım'ın, kalesinde devleşen Hakan'ın diğer kıymetli oyuncularımızla kaynaştığını görmek, 2008 umutlarımızın yeşertti.