Anlatabilmek zor F.Bahçe'nin şampiyonluk kutlamalarına laf edenler kendi durumlarına baksalar iyi olur F.Bahçe farklıdır, kutlamaları da çok farklı olur. Bunu hazmetmeye çalışsınlar diyorum
''Geride kalan sezondan keyif aldınız mı?" sorusunu Fenerbahçelilere yönelttiğiniz zaman hemen hepsi size İzmir'deki Trabzonspor maçına kadar işkence çektiklerini söyleyecektir. Açıkçası taraftar sahadaki futbolla fazla ilgilenmedi. Çünkü 100. yıldaki şampiyonluğu çok istiyordu. Geçen seneki Denizli maçında yaşananları unutamıyor, maç sonrası geçirdikleri travmayı da bir türlü atlatamıyorlardı. "Acaba gene olur mu?" sorusu beyinlerini kemirip durdu. İzmir'de gelen şampiyonlukla patlamaya hazır yanardağ misali duygular sel haline geldi. İzmir'den Kadıköy'e, oradan da tüm yurda ve dünyaya yayılan bu ateş hâlâ sönmedi, söneceğe de hiç benzemiyor. Her gün bir yerde balolar düzenleniyor.
Çoğuna katıldığım için sizlere burada yaşananları sık sık anlatıyorum.
BAYRAKLAR ZİRVEDE Arkadaşlar söyledi, geçen gün bir TV kanalında eski Galatasaraylı bir yönetici, "Fenerbahçe kebapçılarda kutlama yapmayı bıraksın" demiş. Galiba komiklik yapmaya çalışmış. Hazımsızlığı biliyoruz ama bu kadarına da "olmaz artık" dedik. Gerçi neyi tartışacaksın ki? 100. yıllarında basketbol takımları küme düşen, yaptıkları tüm etkinliğin meşale yakmak olanlara bazı gerçekleri anlatmak zor. Günün en kalabalık saatlerinde Nişantaşı ve Şişli'de binlerce insanın ortasında birisinin elinde çırayla koştuğu görüntü hâlâ akıllarda. Ali Sami Yen'de yakılan meşale birkaç gün içinde "fazla masraf oluyor" diye söndürülmüştü. Fenerbahçe'nin kutlamaları elbette herkesinkinden farklı olacak. Çünkü değişik bir kulüp. Sevdalısı da değişik. Bakın ayın dördünde Ankara'da Fazıl Say, Fenerbahçe Senfonisi için tekrar gündeme geliyor. Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, ordu mensupları ve siyasiler hepsi bir arada olacak. Senin kafan hâlâ kebapçıda kalsın. Aynen Sabri'nin, Necati'nin, Emre'nin kafalarının statlarındaki bayrak olayında kaldığı gibi. Hiçbir şeyin farkında değildiler. Orta yuvarlakta sırayla nöbet tutarlarken o bayrak dünyanın en yükseğinde, Everest'te dalgalanıyordu bile. Dünyanın tüm kıtalarının en yüksek yerlerine F.Bahçe bayrakları dikildi. İşte bütün bunları meşalelerini bile yaşatamayanlara anlatmak gerçekten zor. F.Bahçe 100. yılında amatör bıranşlarlarda da tarih yazdı. Sayesinde salonlar, havuzlar dolup taşmış, gazeteler de bu branşların haberlerini ön sayfalara taşımıştır. Artık erkek-bayan voleybolcular, basketbolcular, yüzücüler vs. sporla ilgilenen herkes tarafından tanınmaktadır. Beşiktaş'ın erkek, G.Saray'ın bayan voleybolcularının küme düştüğü bir yılda bunları da onlara anlatabilmek zor.
HAZMETMEYE ÇALIŞ Uzun sözün kısası: Fenerbahçeliler kulüpleriyle, takımlarıyla, amatör sporcularıyla onur duyuyorlar ve eğleniyorlar. Elbette eğlenecekler, haklarıdır. Alkışlayan, alkışlasın, alkışlamak istemeyen de bir kenara çekilsin ve sussun. Öyle kebapçı mebapçı laflarıyla gölge etmesin, hazmetmeye çalışsın... Hepsi bu kadar.