Transfer Futbol o denli basit bir oyun ki, yeter ki doğruları üst üste koyulsun... Başarı mutlaka yakalanır. Yakalanmazsa kusur, futbolda değil, önce oynatanda, sonra oynayandadır. Tigana, "doğruları" değil de "yanlışları" inatla üst üste koydu, hem Beşiktaş'a 34 haftanın 30'unda kötü top oynattı, hem de lig tarihinin en kolay şampiyonluğunu kaybettirdi! Ve sonuçta; kendi ipini kendisi çekti. Giderken de misket bulmuş çocuklar gibi sevinerek; "3 kupa kazandım" deyiverdi. Hedefi küçük biri olduğunu bilseydi, başkan Yıldırım Demirören, Fransız'ın peşinde koşar mıydı, bilmem! Bilinen ve yaşanan o ki geride kalan Süper Lig, kolay unutulmayacak garipliklerle bitti. Evet, bugüne dek bu denli garip bir lig yaşanmadı! 39 puan alan bile küme düştü. Dipteki gariplik, tepede de yaşandı. Bir halt oynamayan Beşiktaş "9" yenilgiyle ikinci oluyor ve Şampiyonlar Ligi'ne katılıyor... 5 astan yoksun da olsa 3-0'lık Kayserispor hezimeti, hele bu maçı "angarya" saymak koca Beşiktaş'a yakışmaz! Kayseri bozgunu; Tigana'nın bu takıma "çizgi savunma"dan başka; oyun organizasyonundan, kolektif, hızlı oyun, çabuk pastan vazgeçtik, 3 pas nasıl yapılırı bile öğretmediğinin son belgesidir. Son Kayseri dersi bir kez daha gösterdi ki; "çok kaliteli" libero özelliğide olan yabancı bir stoper, agresif, oyun kuran, pozisyon üretip, pozisyona giren güçlü orta saha (örneğin Kayserisporlu Mehmet Topuz ile bir yabancı) ve iki kanada (örneğin solda İbrahim Üzülmez'e en iyi alternatif Antalyasporlu Volkan Yaman) oyuncu alınmazsa seri başı da olsa Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi'ne ilk turda havlu atar. Devler Ligi'nde ve Süper Lig'de havlunun kaderi başkan Yıldırım Demirören'in elinde! Geride bıraktığı 3 yılda koltuğunu özellikle "transfer" deneyimiyle donatmışsa hedefi vurur!