Samet'e kin! Tigana'nın, basının eleştiri ve sorularına bu denli hazımsız duracağını beklemiyorduk. Daha ötesi, veda toplantısında yöneticisi Celal Kolot ile eski menajer Sinan Engin'in arkalarından konuşması çirkindi, ayıptı! Bu ayıbıyla ülkesine gitti... "Tigana ayıbı"ndan Beşiktaş yönetimi, ders alacağa benzemiyor. Hâlâ bir yabancı teknik direktör peşindeler.Hâlâ milyon dolarları sokağa atma hesaplarını yapıyorlar. "Kimi alsak, Souness'ı mi, Van Gaal'ı mı, Le Guen'i mi, Metsu'yu mu, Passarella'yı mı?" ya da ne kazandıracağı bilinmeyen bir başkası mı? Lucescu, "gelemem" diyor. Yönetimin hiç vakit kaybetmeden yapacağı; yerliyi, özellikle de kendi evladını bu göreve getirmektir. Ziya Doğan Trabzonspor'da, Rıza Çalımbay Rizespor'da olduğuna göre masaya oturulacak tek kişi Samet Aybaba'dır. Aslında Aybaba, masaya oturmadan kolları sıvayacak biri. Çünkü Samet, "Ben Beşiktaşlıyım, para konuşmak bana yakışmaz" diyen, "sapına kadar Beşiktaşlı"lardan biri. Onu çok iyi tanırım, hemşehrimdir. 1977'de Beşiktaş'a İskenderunspor'dan geldiğinde haberini ilk ben, Günaydın gazetesinde yapmıştım. Dürüsttür, takımını, kendini satmaz! Gençlerbirliği'ni de satmamış, 2000-01'de İnönü'de gerilimli maçı 3-0 kazanmıştı. Bir grup taraftarın Samet'i istememesinin sebebi budur. Aybaba, çalıştırdığı hiçbir takımda başarısız olmamıştır. Trabzonspor ile Gençlerbirliği'ne birer Türkiye Kupası'nın yanı sıra bu kulüplerin ve Gaziantepspor'un alt yapılarından bulduğu bir dolu genci, A takımlarda oynatma cesareti göstererek, Türk futboluna kazandırmıştır. Beşiktaş camiasının, Tigana'dan çok daha zeki ve bu işi çok daha iyi bilen Aybaba'ya kucağını açma zamanı gelmiştir. "Beşiktaşlı duruşu"nda kin olamaz. Son söz: Kulüpleri tribünler değil, yöneticiler yönetmeli!