Var olmak için yok etmek Fenerbahçe seyircisi kendi içinde bıçaklı kavgalara tutuşup, tribünde kan akıtırken... Kaptan Ümit Özat başta olmak üzere futbolculara hakaret edilirken... Futbolcular teknik direktörlerini basın yoluyla açık açık eleştirirken... Zico yabancı basına, "Beni istemiyorlar" deyip gün sayarken... Seyirciler hatalı transferlerin hesabını "Yönetim bu takım senin eserin" diye sormaya başlamışken... Yöneticiler, başarısız sonuçlar karşısında panikleyip, federasyonu ağır sözlerle itham ederken, devleti acizlikle suçlarken... 100. yılında Fenerbahçe komaya girip, Aziz Yıldırım belki de veda etme zorunluluğuyla karşı karşıya kalacakken; Fenerbahçe'nin sahneye koyduğu "gerilim politikası" dengeleri değiştirdi. Kamuoyunu ve ilgili kurumları baskı altına alma stratejisi başarıya ulaşınca da yükseltilen gerilim diğer yanda patlak verdi. İşte futbol böyle bir şey artık. Varken yok, yokken var oluyorsunuz. Var olmak için de yok ediyorsunuz; bu, Türk futbolunun kendisi olsa bile...