Fotomaç'ın dev yazarlarının futbolda haftanın olaylarını değerlendirdiği 'Açık Oturum' yine okurken nefeslerinizi kesecek.
***
Kafalar değişmeli
Taraftarı, yöneticisi, futbolcusu, polisi, gazetecisi olarak kendimizi sorgulamalıyız Şiddeti önleyemezsek, Ali Sami Yen'deki olayların benzerini dehşet dolu gözlerle izleyeceğiz.
Geride kalan haftada "şiddet", "dehşet", "vahşet" gibi ürkütücü ifadeler sıkça kullanıldı. G.Saray-F.Bahçe derbisinde yaşanan olaylar kolay unutulacak gibi değildi. Doğal olarak bu haftaki açık oturumda en çok bu olaylar konuşuldu. Yüksel Gülsoy yönetimindeki açık oturumda yazarlarımız İlker Ateş, Turgay Demir, Selçuk Yula ve Dr. Gürkan Kubilay çarpıcı
tespitlerde bulundular.
Editör- Ali Sami Yen'deki olaylar birden bire mi patladı yoksa birikimin sonucu mu? Bu olayların sorumlusu kim?
Turgay Demir- Birinci derecede sorumlu olan 5149 sayılı kanunu uygulamayanlardır. Talimatları uygulamayan federasyondur. 'Hakeme hakeret edeni spor sahalarına sokma demiş' kanun ama bakıyoruz, bu suçları işleyenler her maçta tribünde. "F.Bahçe'nin şampiyonluğu elinden alınacak" diye yazıyor kalemşör. Bu kalemşörleri çağırıp "Ne diyorsun kardeşim, bu ciddi bir iddia. İspatla bakalım. Belgelerin neler?" demesi lazım. Yok ispatlayamazsa insanları kışkırtmaktan hesap sorulması gerekir. Bakın bakalım bir daha yazabiliyorlar mı aynı senaryoları.
Gürkan Kubilay- İşin temeline dönmek lazım. Biz bir minibüs kuyruğunda araya sızmaya çalışan bir milletiz. Biz yiyecek gibi dünyanın en önemi şeyini kirli lokantalarda insanlara sunmaktan en ufak bir rahatsızlık duymuyoruz. Apartmanda gürültü yapıyor, etrafa rahatsızlık veriyoruz. İşte böyle bir yapıdan da taraftar çıkıyor, polis çıkıyor, gazeteci çıkıyor. Maalesef biz birbirine saygısı olmayan bir toplumun bireyleriyiz.
Turgay Demir- Aynı insanlar Almanya'da kuralları çiğnemiyor ama.
Gürkan Kubilay- Çok doğru, genetik faktörleri çevresel faktörler etkiler. Ama biz genetik olarak kurallara karşı çıkmaya pek meraklıyız. G.Saray, Fenerbahçe, Beşiktaş maçlarını bir yana bırakalım; bu olaylar eğitimsiz insan yapımızın bir tezahürü.
Editör- Benzer durumda F.Bahçe olsaydı Kadıköy'de neler yaşanırdı?
Selçuk Yula- Bu yapılan popülizmin batağıdır. Her yerde oluyor demek yanlıştır. Bu olanı tartışmalıyız. Kadıköy'de olduğu zaman günlerce tartışıldı. Şimdi de bu tartışılsın. Turgay, sorumsuzca yazan hesap versin diyor, doğru Beşiktaş'ın 11 puan öndeyken şampiyonluğu kaptırdığı zaman "Şampiyonluğumuz çalındı" denildiğinde sorumsuzca yazanlar hesap verseydi şimdi böyle olmazdı. Ali Sami Yen'deki olaylar için "Türk futbolunun kara gecesi" deniyor hayır, G.Saray'ın kara gecesidir. F.Bahçeli futbolcular sahada son derece efendiydi. Kimseyi tahrik etmediler, sadece top oynamaya çalıştılar. Ama Sabri'yi Hasan Şaş'ı da gördük. Buna karşın Mondragon'un tavrı çok güzeldi ve takdire değerdi. Maalesef üç büyükler arasındaki maçlarda olaylar oluyor fakat bu başka bir şeydi. Biz böyle bir şey yaşamadık hiç. Bu kadar yabancı maddenin sahaya sokulmasında yönetimin haberi olmaması mümkün mü. Haberi vardı ama olayların bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediler. Bu benim kendi fikrim; bu sene F.Bahçe ile G.Saray arasında 14 tane maç yapılmış 14'ünde de F.Bahçe kazanmış. Bu kez dediler ki ne yapıp edip bu maçı kazanacağız. Gerets "Çimleri yolacağız yeneceğiz" dedi. Çimleri yoldun işte.
Bundan sonrası çok kötü Bir de bayrak meselesini gündeme getirdiler. F.Bahçe'de böyle bir istek, böyle bir girişim hiç olmadı ki. Kendi kendilerine orada nöbet beklediler. G.Saray iki hafta önce yine olay çıkardı. G.Saray Store taşlandı. Yani G.Saray'ın kendi içinde sorunları var. Olayların yüzde 70'i G.Saray'ın kendi iç sorunundan kaynaklanıyor.
İlker Ateş- Ali Sami Yen'de yaşananlar katliamdan önce son büyük olaydı. Bundan sonrası ölü ve yaralıya dönüşecek. G.Saraylı seyircinin ruh hali, F.Bahçe'yi alkışlamaya müsait değildi. ultrAslan bunu kendi bildirisiyle de açıkladı. Tepki sürekli F.Bahçe'ye yenilmekten ve yönetimin başarısızlığındandı ama Türkiye'ye çok örnek kötü oldu. Benzerlerini dehşet dolu gözlerle izleyeceğiz. Çünkü şiddet yasasına rağmen şiddeti önlemeye çaba gösteren bir mekanizma yok.