İlker Ateş- Yayın krizinde F.Bahçe'yi şahsen kınıyorum. Toplumdan görme hakkını kaçırmıştır. Mantıklı yorumlama hakkını kaçırmıştır. Buna ne diyorsunuz?
Gürkan Kubilay- F.Bahçe maçını kim seyreder? Büyük bir ihtimalle G.Saraylı, Beşiktaşlı fazla seyretmez. Muhtemelen kendi seyircisi seyreder. Ve o seyreden seyirci Ankara'da, Van'da...
25 milyon 950 bin dışarda seyircisi var demektir. Öncelikle sen kendi seyircinin maçı seyretme hakkını elinden alıyorsun. Her kim yaptıysa kesinlikle yanlış. Dünyada örneği görülmemiş, bundan sonra da görülmeyecektir.
İlker Ateş- Bu olayın kuvvetli aletler içeri sokulmadan yapılması mümkün değil. İçeri sokulduğuna göre Fenerbahçe'nin bilgisi olmadan imkânsız. Tarihi bir yanlış yapmışlardır. Fenerbahçe kulübü ve başkanı bunun hesabını vermelidir. 95 tane güvenlik kamerası var. Bunlara yakalanmadan kesmeleri imkânsızdı.
Turgay Demir- Bu, F.Bahçe stadında 2009 UEFA finalinin oynanmasını tehlikeye atmıştır. Dünyanın hiçbir yerinde ben yayıncı kuruluşun dışarıdan kablo çektiğini görmedim. Statta yerden kablo gider, yayıncı fişe takar yayınlar. F.Bahçe stadında bu kablo rezilliği olmazdı. İkinci konu çakmakları, parayı topluyorsun, stada makas sokamazsın. Bugün maçı izlemek için para veren insanın hakkını gasp ediyorsun. Lig TV'nin yanında yer almayanlar var, hâlâ biz bu işin üstüne nasıl yatarız diyenler var.
Selçuk Yula- Kulüp yapanları tespit etmeye çalıştığını resmi ağızlardan deklere etti. Koltuk numaraları belli olduğu için yakında failleri ortaya çıkar. Bazıları bunlar çok zor kesilir, profesyonel işi derken çoğu kimse de herkesin bunların rahatlıkla o hale sokacağını söylüyor. Neticede gerçekler ortaya çıkmadan kulübün suçlanması çok yanlış. Bireysel işlerle kulübü karıştırmamak gerekir.