Al birini, vur ötekine Türk futbol tarihinde ilk kez "şampiyon gibi" oynayan bir "şampiyon" adayı yok. İşte size Beşiktaş... İşte size F.Bahçe... Al birini, vur ötekine!. Oynadıkları futbolun "dinamit" deposunda "ateş dansı" yapmaktan farkı bulunmuyor. Beşiktaş'ın Sakarya beraberliğinden sonra F.Bahçe, Manisa'ya takılmasa; özellikle de "fanatik" medya bugün "şamp...." başlıkları atacaktı.. Beşiktaş kazansa, F.Bahçe'nin beraberliği'yle "gizli lider" olarak takdim edilecekti. Taraftarların her hafta "futbol duasına" çıktığı bu yarışta kimin şampiyon olacağını 72 milyonluk Türkiye'de bir Allah'ın kulu kestiremiyor. Çünkü iki takım da "beterin beteri" futbol oynuyor.
Her ikisinin "akıllı hamle" yapacak, oyun içinde duruma göre "taktik üretecek" teknik adamları yok.. Alın size Tigana... Ligin en zayıf takımı Sakarya önünde bile "tek forvet" sevdasından dönmeyeceğini yazmıştım. Beni yanıltmadı! 10 kişi kalan rakip önünde Nobre'li tek adamla "kontratak" futbolu oynattı. Beşiktaş hücuma çıkarken TV ekranlarındaki herhangi bir görüntüyü dikkatle izlemeniz, gerçeği anlamanız için fazlasıyla yeterli olacak. Böyle bir fotoğrafta Nobre'yi en önde görürken, Beşiktaş orta sahasının yerleşim düzeninin "dizayn" faciası olduğunu, rakibin hücum hattında kimse olmadığı halde geri dörtlünün "çakılı" kaldığını hayretler içinde fark edeceksiniz. Biliyorum, ikisi de kanat adamı değil... Ne Delgado sağda, ne Ricardinho solda oynar... Ama "kalite yoksunu" Türk futbolunda Tigana, orta sahayı Delgado, Koray, Serdar, Ricardinho ile kursa, ileri ikiliye Nobre ve Bobo'yu sürse; Beşiktaş her maçta "bir düzine" pozisyon bulur, elini kolunu sallayarak şampiyon olur. Tigana, Beşiktaş fotoğrafındaki görüntüyü değiştirir mi? Asla!..