Futbolun büyüsü Sporun birleştirici etkisi, bizi Suriye'de coşkunun içine kattı. Çok değil, yedi yıl önce tankımız ve tüfeğimiz ile Suriye sınırına hareketlenmiştik. İki ülke yönetimleri arası bu kadar gerginken, şimdi kucaklaşan, birlikte bağıran, gülen insanlar olduk. Fenerbahçe'nin iki ülke arasında tekrar sıcak rüzgârlar esmesinde rol alması, hem başkan Aziz Yıldırım'ın, hem de teknik yönetimin, şampiyonluk yarışı sırasında risk alarak bu organizasyonu kabul etmeleri önemli. Ülkenin çıkarları söz konusu olduğunda, Türkiye'nin adının doğru anılması gerektiğinde Fenerbahçe tarihinden gelen genlerini hareket geçiriyor. Bu, İngilizler İstanbul'u işgal ettiğinde de aynı, Çanakkale geçilemediğinde de, ya da ay-yıldızımız kucaklanmaya hazır olduğunda da. Bu nedenle maçın teknik analizinden önce, skor tabelasındaki sonucu değil, bu kısa ziyaretin iki ülke halkları arasında yarattığını konuşmalıyız.
Keyifli dakikalar Al İttahat takımı Suriye Ligi'nde ikinci sırada. İyi ve genç oyuncuları var. İlk golü atan 22 yaşında pırıl pırıl bir genç. Kişisel oyunu değil, takım futbolunu benimsemeye çalışıyor ve sahada yardımlaşıyorlar. Bunlar her takımı veya grubu yukarıya taşıyacak gelişmeler. Bölünmeler nedeniyle millet olmakta zorlanan bir halkın, futbol anlayışıyla, birliktelikle alacakları sonuçları gösteriyor. Fenerbahçe oyuncuları maçı yüzde 50 konsantrasyon ile oynadılar ve kendilerini seyretmeye gelen on binlere keyifli dakikalar yaşattılar. Günün tek kötü notu, uzayan açılış programı nedeniyle karşılaşmanın geç başlaması ve soğuyan hava nedeniyle ikinci yarıdan itibaren tribünlerin boşalmaya başlamasıydı.