Oyun disiplini Delgado, Ankara'yı seviyor. A.Gücü maçı öncesi bozuk zeminden korktuğunu gündeme getiren Arjantinli, o maçın tek golünü atıp üç puanı getiren kahraman olmuştu. Dün gece bir başka Ankara takımı önünde, yine patates tarlasını andıran bir zemine çıktı ama hem iyi oynadı, hem de galibiyete giden yolu açan golün hazırlayıcısı oldu. Önündeki F.Bahçe ve ardındaki G.Saray bir gün önce iki başkent takımını üç puanla geçince Beşiktaş için G.Birliği maçının önemi artmıştı. Kazanmak şarttı fakat karşıda kesinlikle küçümsenmeyecek, İsaac, Okan ve Mehmet Çakır gibi etkili silahları olan bir rakip vardı. Tigana'nın ilk hedefi G.Birliği'nin silahlarını etkisiz hale getirmekti. Dörtlü defansın önündeki Koray ve Serdar'ın yükleri bu nedenle çok ağırdı. Hem ilk topa müdahale edecekler, hem de savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topları Ricardinho-Delgado ikilisine ulaştıracaklardı. Çok uyumluyduylar. Koray rakibe bastığında Serdar kademesine girdi, sıkıştıkları anda geriden Toraman geldi.
Neler olacak G.Birliği forvetleri boş alan bulamadılar. Kanatlardan yaptıkları yüksek ortalar da savunmanın hava hakimiyeti nedeniyle işe yaramadı. Nobre'nin golüyle taktiklerinin tuttuğuna inanmaya başlayan Beşiktaşlı futbolcular o dakikadan itibaren oyun disiplinine daha sıkı sarıldılar. İkinci golle de iyice rahatladı, daha bir özgüvenle oynamaya başladı. Kaybedecek bir şeyi kalmayan G.Birliği savunma güvenliğini de ikinci plana atıp çok adamla yüklenirken Beşiktaş gerideki dizilişini hiç bozmadı. Oyunda kaldığı sürede Delgado iyi işler yaptı. Rico Paşa kendisinden çok şey bekleyenleri tatmin etmese de, kritik anlarda oyunu rahatlatan paslaşmaların altında yine onun imzası vardı. Nobre hem çok çalıştı, hem de golünü attı. Aslında Burak da gayretliydi ama gayretini becerisiyle birleştirmeyi bir türlü başaramıyor. Sonuç olarak Beşiktaş çok zorlu bir deplasmanı kayıpsız geçerek şampiyonluk yarışındaki iddiasını sürdürdü. Bakalım daha neler olacak?