Polat'ın yelkenlisiyle meçhule yolculuk Adnan Polat'ın yelkenleri, rakibin motivasyonunu bozan 20:45 esprisiyle öylesine şişti ki Polat ve yelkenlidekileri aldı bambaşka noktalara götürdü. Çözüm bekleyen meseleler uzadıkça da bu rüzgâr rota değiştirmede kullanıldı durdu. Sonunda da yelkenlinin rotası, "meçhule yolculuk" oldu çıktı. Polat'ın "Bir Türk teknik direktörle çalışmayı hayal ediyorum" şeklindeki son çıkışı ise rotası belirsiz gemide isyanın çıkmak üzere olduğunun işaretiydi. Polat'ın geçmişine bakıyorsunuz, yönetime geldiğinde takımın başında Mustafa Denizli'yi bulmuş. Sezon biter bitmez Polat'ın içinde bulunduğu yönetim, Denizli'yi gönderip yerine Feldkamp'ı getirmiş. Alman hocayı Hollmann, Saftig, Souness izlemiş.
İkinci gelişinde de Gerets'le çalışmış Polat ve 3. şampiyonluğunu 3. farklı yabancı hocayla yaşamış. İcraatı bu olan, tercihlerini hep yabancılardan yana kullanan bir futbol adamının, "Hayalim anlaşabileceğim Türk çalıştırıcıdır" sözleri size de anlamsız gelmiyor mu? Aslında bir anlamı var. Polat, geminin kaptanına tepkili. Ama bunu açıkça yapamadığı için kaptanın gözdesi miçoyu dövüyor hırslandıkça. Sanırım olay kısaca bu...