Hamit ve Myhre! Yunanistan'daki gergin 90 dakikanın ardından, Norveç önünde sessiz ve ilk yarıda fazlasıyla sakindik! Tümer, Gökdeniz, Emre Belözoğlu'nun ilk onbirdeki birlikteliği için ilk maçın iyilerinden Volkan kulübeye oturtulurken, Sabri sağdan sola çekilmişti. Bu nedenle savunmanın solunda oynadığı ilk 45 dakikada Yunanistan maçındaki kadar etkili olamadı. Gitmesine yine gitti ama bu itmeler, o gitmeler değildi Son kozunu oynadığının bilincinde olan, iyi motive olmuş Norveç'in A planı uzun toplarla Carew'i buluşturmak, B planı ise defansımızın arkasına adam kaçırmaktı. Milli Takım bazen muz, bazen kesme, kimi zaman da yerden sert ortalarla rakip kaleyi yokladı. Sabri'nin dıştan içe sert ortaları Hakan'a ters gelirken Gökdeniz'in muzlarına da 1.95'lik Hangeland ve Hagen nedeniyle Hakan yetişemedi. Çok kötüydü. Bu şartlarda denememiz gereken Tümer, Ğökdeniz ve Emre'nin ikiye birlerle göbekten delmeleri ya da Tuncay'ı kaçırmalarıydı. İlk yarıda bunu pek yapamadık, iyi kapandılar.
Gitti denilen maç geldi Biz düşündüğümüzü uygulayamazken, Norveç uyguladı. Brenne defansımızın bir anlık tereddütüyle boş kaldı, golü attı. Ardından Andresen'in golü gelince Türkiye karşısındaki Yunanistan gibi şoke olduk. Tümer'in yerine Volkan oyuna girince, Sabri sağ tarafa geçti. Norveç skoru koruma telaşıyla iyice kapandı, tek kale oynadık. Gökdeniz ve Tuncay'la kaçırdık, Hamit'le umutlandık. Sonrasını da Hamit halletti. Gitti denilen maçı geri getirdi. Myhre de sağolsun Niko'yu aratmadı. Emrelerden Aşık olan iyi, Belözoğlu özellikle ilk yarıda etkisizdi. Tümer, Tuncay ve Gökdeniz tıpkı Hakan gibi bekleneni vermekten uzaktı. Allah'tan Hamit vardı. Ayağına sağlık aslanım.