İki kupa gelir mi? En yakın rakip olan Beşiktaş'ın futbolu kıstas alınırsa, Fenerbahçe'nin işi kolay Taşlar yerine oturdu. Sakatlık, kart derdi olmazsa iki kupanın en büyük favorisidir
F.Bahçe son iki maçta ortaya koyduğu futbol ve aldığı skorlarla şu an için ülkemizin en istikrarlı takımı hüviyetinde. İki ayrı devrede iki ayrı Fenerbahçe olarak eleştiri getirebileceğimiz maçlarda rakibi önce yoran, sonra da imha eden bir taktik anlayışını savunmak da mümkün. Ama bu yükselişteki en önemli etken olan ideal kadronun (ikinci devre için) ilk defa yan yana oynadığını görmemek için de herhalde kör olmak gerekir. Aralıklı periyotlarla sakatlık, hastalık ve kart cezalıları olarak bir araya gelemeyen başta Lugano, Edu, arkasından Deniz, Aurelio ikilileri olmak üzere Kezman, Ümit, Appiah, Önder sekizlisi ilk kez Konya maçında buluştular. Sonra da Bursa karşısına çıktılar.
Atılan 7 gole karşılık hiç gol yemeden futbolda istikrarın ne kadar önemli olduğunun altını çizdiler. Dikkat ederseniz, ilk 11'de her zaman yerleri olan Rüştü ve Selçuk'un sakatlıklarını bu listeye eklemedim bile.
Değişen isimlerdi Bugünlerde devamlı sorulan bir soruya açıklama getirmeye çalışalım. Fenerbahçe iki kupayı birden alabilir mi? Aslında şu anda bu sorunun yanıtını vermek zor değil. En yakın rakip olan Beşiktaş'ın oynadığı futbolu kıstas alırsak, Fenerbahçe'nin işinin kolay olduğunu söyleyebiliriz. Asıl sorulması gereken Fenerbahçe'nin bu formunun devam edip etmeyeceği olmalı. Bence edecektir. Bakın "Zico taktik değişikliği yaptı, Alex'le anlaşıldı da böyle oldu'' diye futbolun daha iyiye gittiğini savunanlara bir yanıt verelim. Bakalım öyle mi? 1- Zico asla taktik değiştirmedi. Değişenler sadece isimler oldu. Newcastle maçıyla başlayan dörtlü savunma, öndeki iki orta saha ve tek santrfor düşüncesi aynen devam etti. Hatta bu yüzden Lugano, Önder, Can'ın yokluğunda Deniz stopere çekilmek zorunda kaldı. Aurelino'nun rahatsızlığı yüzünden de Appiah, Kemal ikilisi bu bölgede görev yaptı. Yani Zico öndeki ikiliden hiçbir zaman taviz vermedi.
Alex en iyi olur 2- Alex imza atmadı. Atsa da fark etmez. Her zaman savunduğum bir nokta var; Alex iyi oynayan bir takımın en iyi adamı olur. Ama tüm hatlarıyla dökülen bir takımda da asla varlık gösteremez. Alex'e işte bu gözle bakmak gerekir. "Alex imza atmadı, kötü oynuyordu'' diyenler şimdi "Gerets imza attı, Galatasaray çöktü'' yorumunu yapıyorlar. O yüzden fazla üstünde durmaya değmez. Uzun lafın kısası ve işin gerçeği Fenerbahçe'de taşlar artık yerli yerine oturmuştur. Önemli olan da budur. Sakatlık ve kart derdi olmazsa iki kupanın da şu andaki en büyük favorisidir.