Toprak serpilmiş Galatasaray kupadan elenmiş, ligden kopmuş, Özhan Canaydın gidip sözleşme uzatıyor. Gerets kovulursa tazminatı cebinden mi ödeyecek?... Liseci, kafatasçılar var kongrede; korkusu yok. Oradakilerin umurunda değil Galatasaray’ın batması. ‘Şeyh’ diyorlar gidip Özhan’a oy atıyorlar.... Hâlâ bir kişi ortaya çıkmıyor. Duayenler Beyazıt, Tanrıyar, Süren, nerede? Gelecekte kulüpte söz sahibi olmak isteyen Dürüst, Altaylı nerede?
Gerets, Beşiktaş maçı öncesi 5 önemli oyuncusunu kadroya almadı, 3 as oyuncusunu da yedek bıraktı. Kadroyu gördüğünüzde neler düşündünüz? Hiçbir şey düşünmedim. Samimi söylüyorum; hiçbir şey düşünmedim. Gerets her şeyi yapabilir. Bu konudaki düşüncemi haftalar önce söyledim. Artık Gerets'i suçlamak anlamsız. Adamın kalitesinin ne olduğunu bile bile hâlâ Galatasaray'ın başında tutanlar, bir de utanmadan çarşamba akşamı sözleşmesini uzattıktan sonra, ki bunların içinde Adnan Polat da var, Gerets'e kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok. Bu Canaydın'a, bu Adnan Polat'a Gerets çok bile. Artık gerçek suçluları belirleyip, adlarını koymamız lazım.
Fenerbahçe'ye bakın, Beşiktaş'a bakın, Galatasaray'a bakın; Avrupa'da adları yok senelerden beri... 2000 yılında Avrupa şampiyonu çıkarmış, 2002 yılında dünya üçüncüsü olmuş Türkiye'nin üç büyük takımı bunlar... Avrupa'da adları yok. Ya içerideki durumları... Kendi sahasındaki son 6 maçında, 10 puan kaybetti Fenerbahçe... Yani tarihinin en kötü Fenerbahçe'si... Bu tarihin en kötü Fenerbahçe'si Beşiktaş'a, Galatasaray'a fark atıyor halen... Hâlâ şampiyonluğun bir numaralı adayı.
POLAT FASARYA OLDU Ve Galatasaray... Kupadan elendikten gün sonra ligden de kopmuş. Şimdi bu takımın hocasını anında gönderecekken, Özhan Canaydın sözleşme uzatıyor. Gerets kovulursa tazminatı cebinden mi verecek şimdi? Babasının malı Galatasaray! Borç bini aşmış; aşmış ne olacak! 'Kabul edenler, etmeyenler, ibra edilmiştir' bitti Özhan'ın sorumluluğu... 2 milyon dolar alacağı varmış kulüpten; Riva'yı satınca onu da alıp cebine koyacak, bitti. Peki Galatasaray ne olacak? İşte mesele bu... Gerets artık üzerinde konuşulmaya değer birisi değil. Gerets'i ayırın bir kenara. Gerets'in sorumlusu Canaydın da değil; Gerets'in sorumlusu Polat'tır. Adnan'ın Gerets hakkındaki düşüncelerini gayet iyi biliyorum. Buna rağmen sırf, 'Galatasaray Asbaşkanlığı'nda kalsın' diye göz yumuyor bütün bu rezilliklere; sözleşmesinin bir sene uzatılmasına ses çıkarmıyor, susup oturuyor. Özhan Canaydın'ın seçimi kazanmasında başrolü oynadı Adnan. Bunun karşılığında futbol şubesinin yönetimi ona geçmişti. Adnan Polat yöneticiyken, Canaydın, Gerets'in sözleşmesini bir yıl uzatıyorsa, bu Adnan Polat'a 'Sen fasaryasın, sen palavrasın, sen kuklasın, sen göstermeliksin' demek. Adnan'ın anında istifa etmesi lazım. Yok bu işin içinde Adnan'ın bilgisi, onayı varsa o daha da büyük ayıp. Gerets için neler söylediğini ben biliyorum; ağzımı açtırmasın. Neler yaptığını da biliyorum; ağzımı açtırmasın.
_Gerets otoritesini ortaya koymak adına asları yedek bırakmış olabilir mi? Gerets'in hiçbir şeyi olamaz. Gerets tükenmiş bir adam. Gerets yok. Üzerinde konuşulmaya dahi değmez, açık söylüyorum.
_Hasan'ın Erdal Keser ile kavga ettiği ileri sürüldü. Daha önce de Gerets, Song ile tartışmıştı. Teknik heyet ile oyuncular arasında neler oluyor? Bunları çok iyi tanıyan, içlerinde olan Hakan Ünsal, maçtan önce dedi ki "Song da, Hakan Şükür de, Hasan Şaş da bugün oynayabilirlerdi." Açık, ifade bu. Oynayamadılarsa beceriksizliktir, yeteneksizliktir, kapristir, öfkedir. Cesaretle çıkıp, erkekçe söyleyebilirler: 'Biz Galatasaray'ın yenilmesi pahasına bu disiplin kararını aldık.' Öyle bir şey de diyemiyorlar. Çevir kazı yanmasın, çevir kazı yanmasın. Ama bütün Galatasaray camiası biliyor ki Hakan Şükür de, Hasan Şaş da, Song da bu maçta oynardı. Gerisi lafügüzaftır, gerisi yalandır, gerisi dolandır. Galatasaray'da yürekli adam yok. Ne Gerets yürekli, ne Adnan Polat yürekli, ne Özhan Canaydın yürekli.
YILDIRIM HER YERDE _Başkan Canaydın, derbide yoktu. Maçlara gitmemesini neye bağlıyorsunuz? Özhan Canaydın maça gidemiyor. Fenerbahçe maçından evvel, niye gitmediğini bana açıkladı: "Geçen maça gittim. 90 dakika yanında oturdum Aziz Yıldırım'ın; bana bir 'merhaba' bile demedi. Ben oraya bir daha gitmem." Yıldırım Demirören ile yedikleri, içtikleri ayrı gitmiyor. Kanka gibiler. Her yerde el ele kol kolalar. Buna rağmen niye gelmiyor? Beşiktaşlılardan değil, Yıldırım Demirören'den değil; korkusu Galatasaray seyircisinden. Galatasaray seyircisi ile yüzleşecek suratı yok Özhan Canaydın'ın. Ali Sami Yen'deki Denizli maçından sonra kaçmadı mı; Denizli golü atınca... Galatasaray'ın herhangi bir basketbol maçında, herhangi bir voleybol maçında, herhangi bir başka maçında Özhan Canaydın'ı gören var mı? Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin uzağa tükürme müsabakasına dahi giderken!.. Böyle bir Galatasaray başkanı olur mu? Çünkü Canaydın'ın Galatasaray taraftarının önüne çıkacak yüzü yok. Gittiği her müsabakada yuhalanacağını biliyor; ıslıklanacağını, kovalanacağını biliyor. Bir basketbol maçına, bir futbol maçına, bir voleybol maçına gitsin otursun bakalım sonuna kadar.
OTURUP BEKLİYORLAR Özhan Canaydın, Galatasaray'ı bütün sportif dallarda perişan ettiğini biliyor. Tarihin en büyük bozgununu yarattığını biliyor. Kulübü iflas ettirdiğini, maddi manevi çökerttiğini biliyor. Onun için de Galatasaraylılarla yüzleşecek hali yok. Liseci, kafatasçılar var kongrede; oradan korkusu yok. Orada şeyh, mürit çünkü. Oradakilerin umurunda değil Galatasaray'ın batması. 'Şeyh' diyorlar, gidip Özhan'a oylarını atıyorlar. Buna rağmen 53 tane insan el kaldırdı kongrede. "Biz seni istemiyoruz" dediler. Ona da aldırış etmedi. Hâlâ bir kişi ortaya çıkmıyor. Olacak şey değil. Galatasaray'ın geçmişinde büyük hizmetler yapan bir sürü insan var. Selahattin Beyazıt, kulübün duayeni nerede? Alp Yalman, Ali Tanrıyar nerede? Faruk Süren, Mehmet Cansun nerede? Bunlar Galatasaray'a başkanlık yapmış kişiler. Galatasaray'ın geleceğinde söz sahibi olması düşünülenler nerede? Ali Dürüst, Fatih Altaylı nerede? Herkesin üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi, orada oturup bekliyorlar. Özhan kendiliğinden bırakırsa bırakır. Ama oyuncağı bulmuş, elinden niye bıraksın! Başka oyuncağı yok ki!.. 'Kabul edenler etmeyenler; edilmiştir' eller kalkıyor' o da devam ediyor.