Gözler kör olmuş Gözler devamlı Alex'te, Deivid'de ve de Zico'da. Günah keçileri seçilmiş bir kere F.Bahçe camiası bir an önce şoktan çıkmalı Bu yıl şampiyonluğun önemi idrak edilmeli
Ankara Şekerspor'dan Fenerbahçe'ye geldiğimde sene 1979'du. Şimdi 2007'deyiz. Dünya inanılmaz derecede değişime uğramış, yıkılmaz denilen demir perde yerle bir olmuş, siyasi ve ekonomik literatür yeniden düzenlenmiş, düşünce devrimi yapması gereken medya sektörü gelişmiş, ülkeler bu süreci de tamamlamışlar. Lakin bakıyorum da bizde değişen hiçbir şey yok. İnanılması güç ama böyle. 1979'da geldiğimde teknik direktör olan Şükrü Ersoy'a "Gitsin'' diyorlardı. Şimdi de Zico'ya diyorlar. O zamanlar kulüp içinde kamuoyu yaratabiliyorlardı ve Şükrü Ersoyları, daha beşinci haftada gönderebiliyorlardı. Ama şimdi sıkıntılılar.
Daum üstünde yaşadıkları (üç sene kalmıştı) hüsrandan sonra Zico'ya saldırılarını daha gelir gelmez, akıl almaz bir inatla yapmaya başladılar. 28 yılda hiç mi bir şey değişmez? "Büyüklerimizden böyle gördük biz de böyle yaparız'' mantığı bu meslekte geçerli olmamalı. Bu meslek babadan oğula, amcadan yeğene miras olarak geçecek tornacılık mesleği gibi değildir. Ya da öyle olmamalıdır. Bir teknik adamın 3 hafta göklere çıkarıldıktan sonra tek maçla yerin dibine sokulmasının (Tigana gibi) benim futbol mantığımda yeri yoktur. Aynı şekilde haftalarca yerin dibine sokup da son 2-3 haftada göklere çıkarttığın (Ziya Doğan gibi) teknik adamın durumu da benim futbol mantığıma ters düşer. Gerets gibileri ise zaten iyice şaşırmış durumda. Her hafta yaşadığı medcezirler adamın hayatının adeta bir parçası oldu. Hepsinin de hataları var. Olmaması zaten mümkün değil. Zico da hatalarıyla yaşıyor. Mesela Antalya'da çıkarttığı kadro fizik ve moral olarak çökmüş bir kadroydu. Yanlışlarını bu sütunlarda her daim belirtiyoruz. Ama yaptıkları iyi olayları da anlatmak kaydıyla. Eleştirileri yüzeysel yapıyoruz, takıntılıyız. Mesela, takımda bir Alex koşmuyor diyoruz. Ama Antalya'da Önder'in sağ kanattan tek akın ve tek orta yapmadığını anlatmıyorsak burada bizim bir hatamız var demektir. Ya da Ali'nin attığı golde bomboş durumda topu alıp, düzeltip vurduğunu göremiyoruz. Çünkü gözlerimiz devamlı olarak Alex'te, oynamasa da Deivid'de ve Zico'da. Günah keçileri bir kere seçilmiş, yapacak bir şey yok. Deniz'in ilk 45 dakikada 8 pas hatasıyla oynadığını belirtmiyorsak, savunmadaki Edu ve Lugano'nun kötülüğünden bahsedemeyiz. Çünkü futbol buna izin vermez. Ön liberonun kaybettiği bütün topların en tehlikeli akınlar olarak kalene geri döneceğini, bir futbol maçını 2-3 kere seyredenler dahi bilirler. Ama dedim ya, gözler kör olmuş, sadece Alex'e bakıyor. Appiah'ın ikinci devrenin bütün maçlarında döküldüğünü görmezsin de Alex'e, Zico'ya takarsın, işin içinden çıkarsın. Heee bir de bunlara şu aralar Volkan da eklendi. Futbol, takım oyunudur. Alkmaar'da skoru nasıl 2-0'a Tümer ile Alex getirmedilerse, 2-2'ye de onlar getirmediler. İşte bunları görmek gerekir. Fenerbahçe camiası, yönetimi, futbolcuları ve taraftarları bir an önce şoktan çıkmalılar. 100. yılda kazanılacak şampiyonluğun önemini idrak etmeliler. 200-300 kişiyle anketler yapıp kamuoyu yaratmaya çalışanlara da Fenerbahçelilerin sitesi antu. com'da 70 bine yakın kişinin altına imza attığı 100. yıl yeminini okumalarını tavsiye ederim. Neden mi? Çünkü Fenerbahçe'nin öyle kolay yıkılamayacağının en güzel örneği olduğu için.