Bir teselli kaldı! Galatasaray'ın Erciyes karşısında zorlanacağını, Erciyes'teki maçtan sonra hissetmiştim. Dün ilk 11'de sahaya çıkan Galatasaraylı futbolcular da bana bu maçta üstünlük sağlayacakları ümidini vermediler. Orhan'ın sakatlanıp yerini Ferhat'a bırakması, her maçta kötü oynayıp takıma bir katkı sağlamayan İnamoto'nun Cihan'la değişmesi ve en önemlisi genç Mehmet'in 30. dakikada çıkıp yerine Hasan Kabze'nin girmesi de Galatasaray'ın performasını arttıramadı. Ne yazık ki Galatasaraylı birçok oyuncu vasatın üstüne çıkamıyor. Arda uzatmanın ikinci dakikasında gol attı. Kötü vurmuş olsa bile takımı adına olumlu bir şey yaptı. Ama maçın tamamını göz önüne aldığımda düşüncelerimi olumlu yönde değiştiremiyorum.
Bu kadro ile başaramaz Mondragon, yine Galatasaray takımına en yakışan oyuncuydu. Tomas da bu takımda her zaman oynar. Tolga, Erciyes'in bu maçtaki en kötü oyuncusu Lazarov'un karşısında bile zorlandı. O da normal şartlarda Galatasaray'ın oyuncusu değil. Bu arada Lazarov kötü oynamasına rağmen Bülent onu oyundan almadı. Bir bildiği varmış demek ki, penaltıyı da Lazarov attı. İşte futbol böyle garip bir oyun. Ümit'in kendine güveni gelmiş. Ama bu ona yaramamış. Çünkü çok rahat. Bu rahatlığından dolayı penaltıyı da kaçırdı. Çok da laubali vuruşlar yaptı. Galatasaray kupaya veda etti. Şimdi şampiyonluğu kovalayacak. Yani onlar için artık tek bir teselli kaldı. Ama bu kadro, bu işi başaracak gibi görünmüyor. Hakan'ın, Necati'nin, Okan'ın, Ayhan'ın ve Song'un takımın içinde olmaları gerekiyor. Galatasaray'ın kaybolan havasını ancak onlar geri getirebilirler. Aksi halde Gerets, Erciyes maçında oynadığı oyunculara güvenirse taraftarlar büyük hüsran yaşarlar. Her maç, Erciyes maçının bir benzeri olur. Bazen kazanırlar, bazen kaybederler. Ve lig stresli geçer.