Utandırmak! Sevginin pırlanta taşlarını futbolcularına veren Fenerbahçe taraftarına karşılık, futbolcular giydiği formanın hakkını vermiyorsa, o futbolcuları utandırmak gerek, korkutmak değil. Kimseye değerinden fazla anlam yüklememeli ama kimseye saldırı hakkı da taraftarlıkta yok. Fenerbahçe'nin başka bir takımı yok ve sezon sonuna kadar desteklenmesi gereken takım bu... 100. yılda perdeyi kapatacak olan futbolcular da bunlar. Ayrıca bu takım hâlâ lider ve ikincilik liderliğin küsuratıdır.
***
Kaleci Volkan'ın gözlerine korkuyu itekleyen tepkiler, herkesin etten kemikten olduğunun inkârı mıdır? Kaleci Rüştü'ye gösterilen hoşgörü, neden Volkan'dan esirgenir? Bugün "Ne olursun dön" diye çağrılar gönderilen Rüştü bu takımı az yakmadı...
***
Ümit Özat, varsın tayfasız geminin kaptanı olsun. Denize bakarken boğulmaktan korkar hali yeni değil ki. Ümit Özat'a, yıllarca tahammül eden Fenerbahçe taraftarı, bu yıl da edecek. Sol kanadı Ümit'le besleyen sistemde, günahlar yarı yarıya...
***
Edu, Deivid, Kezman, Lugano gibi futbolculara ödenen "çuvalla paranın" hesabını sormanın sırası değil şimdi. Varsın Deivid, pille çalışan oyuncak robotlar gibi olsun. Ona can vermenin bir yolu olmalı. Fenerbahçe'yi taklaya getiren Kezman'ı, saklambaç oynamaktan vazgeçirecek bir formül de vardır elbet. Alex'in kritik maçlardaki görünmez adam tabletini, alkışlı vitaminlerle değiş tokuş ettirmek zor değil. Edu'nun tekerlekli iskemlesini altından çekip, "İstersen yaparsın" sözcükleriyle ayağa kaldırmak, Fenerbahçe'nin şanındandır.
***
Ayağından kurşun gibi paslar çıkaran militan Appiah, şimdi ayaklarına söz geçiremeyecek durumdaysa, ondaki melekleri harekete geçirmek taraftara düşüyor. Ataköy'de şeytana uyduğu günlerin utancını onun vicdanına bırakırken.
***
Ben Zico'yu büyük adam bilirdim. Ne zaman futbol topu görsem, ayağında güneşi sektiren Brezilyalı çocukları hatırlardım. Kaleyi gördüğü zaman, beş yıldızlı gidişlerine hayranlıkla bakardım. Teknik adamlığında da, futbolculuk sanatının inceliklerini göreceğimi sandım. Hâlâ şansımı zorluyorum! Masalın sonu gelmeden, kahramanları öldürmeye kıyamadığım için belki.
***
Bu takımı ancak, "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz" duygusu ayakta tutar. Futbolda kaybetmek de var ama böylesine zavallı biçimde değil. Puan kaybeden rakiplerine, liderlik pastasından bir avuç krema verenler, biraz da vicdanlarına hesap versinler. İnsanlar onu öldürmedikçe, vicdanlar en yanılmaz yargıçtır. Utanma duygusu olanların, kazanma ruhunu ayaklandırır.
***
Sakaryasporlu Tatangalar Grubu'nun, ölen taraftarlarının ardından, gösterdiği anlamlı zenginlik, haftanın en güzel görüntüsüydü. Futbolda kardeşliği alevlendiren meşale onlara yakıştı. Bütün taraftar gruplarını, Sakarya'da aynı çatı altında topladılar. Gerektiğinde bir araya gelmeyi başaranlara sormak gerek. "Aynı ruhun etkisindeyseniz, küfüre kavgaya, şiddete ne gerek var?"