Avantaj yiyiciler Tuncay'ın yokluğu ile Ahmet Dursun'un varlığını pratik olarak yaşayacaktı iki takım da. Kaleci Volkan'ın içi buruktu. Fener 2. yarıda geçen 10 günün etkisi ile çok yorulacağına göre 'ilk yarı iştahlı olur' dedim ama karnı gol için acıkan Antalya gözüküyordu. İlk 10 dakika Alex, "Shengen Vizesi Almış Türk Vatandaşı" gibi her yere girip çıkarken, 1.85'in üzerinde 7 oyuncuyu gören bendeniz duran toplara daha bir dikkatle bakıyordu. Ümit-Olcan ve Appiah-Önder uyumsuzlukları kanat bindirmeleri, "Bindirememelerine" yol açıyor, F.Bahçe hücuma gidemeyince, "Bu takımın santrforu kim" deniyordu. Kenarların hiç işlemediği ve 4-4-1-1 ile oynayan F.Bahçe'de bulunan tek pozisyon bir göbek atağında Olcan, Alex ve Kezman üçlüsü ile bulunuyor ama o dakikaya kadar paslanan Kezman onu da kaçırıyordu.
Değişiklik geç-yanlış Ben, "Zico 2. yarının başında bu takımı değiştirir" diye düşünürken, 2. yarıya aynen çıkan kadro, ters kademeye girme sıkıntısı olan Olcan'ın bomboş bıraktığı ve 2. yarıda tek hareketini o pozisyonda yapan Ali Bilgin'in golü ile yenik duruma düşüyordu. Aurelio ve Deivid geç kararla oyuna giriyor, F.Bahçe sezon başında olduğu gibi 4-3-1-2'ye dönüyor ama ikilediği santrforlarına, orta yapacak adamı olmadığı, Tümer ve Alex'in yürüyecek hali kalmadığı halde Yozgatlı gene unutulduğu için ilk ortayı 15 dakika sonra yapabiliyordu. 70. dakikada ekrana gelen "Coca Cola Maçın Adamı" yarışmasında Kezman'ın önde gittiği alt yazısı ise en kolay ortayı dahi kalenin arkasına atan Kezman'ın babasını bile gülümsetiyordu. Semih'in oyuna girmesi, Alex, Deivid, Kezman, Tümer ile beraber "İntihar Timi" oluşturuyor ama artık 10 günlük çok ciddi bir periyodun moral ve fizik yorgunluğuna giren F.Bahçeli topçular rakiplerinin puan kaybettiği haftada "İTİNAYLA AVANTAJ YENİLİR" diyordu.