Alkmaar'ın mirası Büyükler mi küçüldü, küçükler mi büyüdü? İşte Galatasaray ve Beşiktaş'tan sonra Fenerbahçe de büyük avantajını kullanamayarak Antalya'da teslim bayrağını çekti. Hani bir atasözü vardır, "Tencere dibin kara, seninki benden kara." Bizim büyüklerin hali de bu. Perşembe akşamı AZ Alkmaar beraberliği ile elenmenin yorgunluğu ve moral bozukluğu gözlenen sarı-lacivertli takım, durgun bir ilk yarıdan sonra ikinci devrenin hemen başında Volkan'ın bermutat seyrettiği Ali Bilgin'in golüyle ev sahibi takım 1-0 öne geçti. Bu gol hem F.Bahçe'yi, hem de sayın(!) Zico'yu uyandırdı ve Deniz ile Olcan'ın yerine, Aurelio ile Deivid'i oyuna aldı. Bu değişiklik orta sahanın ve maçın hakimiyetini F.Bahçe'ye geçirdi. Arka arkaya yapılan ataklarda Beşiktaş'ın eski kalecisi Cordoba devreye girdi. Oyunun başında Kezman'ın gollük bir vuruşunu kurtarmıştı. Daha sonra da önce Deivid'in, maç biterken de Lugano'nun mutlak gollük kafa vuruşlarını çelerek gemisini kurtaran kaptan oldu.
Tuncay Şanlı'nın önemi Tuncay'ın top kayıplarına rağmen F.Bahçe için ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Olcan henüz onun yerini dolduracak gibi görünmezken, yenilen tek golde de Tuncay'ın yerini korumayı başaramadı. Türk futbolunda, hem puanların para getirmesi, hem iddaa'nın takviyesiyle güçlenen küçük takımların artık büyüklere kafa tutacak hale geldiği ortaya çıktı. Avrupa'daki gibi büyükler kendi sahasında galibiyet, deplasmanda beraberlik için oynarlarsa daha kârlı çıkarlar. Maçın hakemi Vedat Yüksel başarılı bir yönetim gösterdi. 80. dakikada yardımcı hakem, bir Antalya atağında Ali Bilgin'in Ümit Özat ile mücadelesi sırasında bayrağını kaldırarak penaltı işareti verdi. Oysa, Antalyasporluların itirazlarına rağmen Yüksel, topa elle vuranın Ümit değil, Ali Bilgin olduğunu tespit ederek doğru karar verdi.