İki devreli maç Trabzonspor sahaya, Beşiktaş'ı yenmek için çıkmadı. Öyle olsaydı ikinci yarıdaki kadroyla sahaya çıkardı. Beşiktaş ise maça tamamıyla kaybetmemeyi hedefledi. Halbuki bu, Trabzonspor'un mutlaka kazanması gereken bir maçtı. İlk yarıdaki 11 bence herkesi düşündürmüştür. Trabzonspor istemiş olduğu sağlı-sollu kombine akınları, oyunu rakip sahaya yığma ve hücumda rakibi hataya zorlayarak, ilk yarıda bulması gereken golleri bulamadı. Çünkü Trabzonspor'un iç sahada rakip takıma baskı kurarak sağlı sollu akınlarla bulacağı birçok pozisyonu kendi saha avantajını ve kazanmak zorunda olduğu bir oyun felsefesi çıkardığı kadroyla bağdaşmadı. Yapılan çok fazla basit hatalarla kendi kalesinde iki gol görüp maçı rizikoya soktu. Tabii bu ikinci yarıda 7 dakikada üç golün bulunması derbi maçlarında çok büyük bir şanstır. Her zaman bu şans faktörü bordomavililerin yanında olmaz. Bu nedenle bu maçtan ders çıkarılmalıdır.
Şans faktörü çok önemli Halbuki Trabzonspor önce kendi sahasında kazanmak isteyecek ve istediği sonucu elde ettikten sonra orta sahasını ve defansını kontrol altına alarak maçı kazanmalı. Bu Trabzonspor'un bütün iç sahalardaki oyun felsefesi olmalı. Aksi takdirde Trabzonspor kendi sahalarında her zaman sorun yaşayabilir. Trabzonspor bu düşüncenin haricinde hangi oyun felsefesiyle iç sahada maça çıksa bütün musabakaları rizikoya sokmuş olur ve o büyük taraftarın önünde kendi saha avantajını kullanamayarak üzücü sonuçlar alabilir. Gökdeniz'in getirmiş olduğu toplar ve mükemmel ortaları eğer Ersen oyuna ilk 11'de başlamış olsaydı Beşiktaş değil, Trabzonspor öne geçerdi. Ceyhun bireysel yeteneklerini takım performansına katkı sağlıyacak düzeyde çok geliştirmiş ve kolektif oynama gayreti içerisine girmiş. Bu da Trabzonspor ve Ceyhun adına sevindiricidir. Ayman ile orta saha defansif anlamda daha sağlamlaştı. Sonuç olarak bu maç bütün teknik direktörlere ve futbol adına örneklerle dolu bir taktik savaşı oldu. Trabzonspor kazandı ama bu maçtan çok dersler çıkarmalı ki ileriki haftalarda da bu sevinç sürsün.