İşler iyi gitmiyor Galatasaray'ın yapması gereken iş, oynadığı bütün maçlarını kazanmak. Ondan sonra da Fenerbahçe'nin puan kaybetmesini beklemek. İşte bu atmosferde ve bu düşünce tarzındaki Galatasaraylı futbolcular çok kolay sandıkları bir maçta rakibin büyük direnciyle karşılaştılar. Sarı-kırmızılılar, 19 puanlı Denizlispor'u ister istemez farklı yeneceklerini ya da rahat geçebileceklerini düşünmüşlerdir. Özellikle maçın ilk yarısı daha çok Denizlispor'un ataklarıyla geçti. Top daha çok Denizlispor'da kaldı. Ve yine Denizlispor, Galatasaray'a oranla bu yarıda daha fazla pozisyona girdi. Bu durumun başlıca nedenlerini şöyle sayabilirim: Song'un olmaması, Arda'nın ve Sabri'nin katkılarının az olması, İnamoto'nun takımı adeta bir kişi eksik oynatması, Hakan Şükür ve Ümit Karan'ın da kenarlardan istedikleri topları alamaması gibi... Ferhat da uzun zamandan beri oynamıyordu. Onun da takımı adına çok fazla olumlu şeyler yapmadığını söylemeliyim.
Çok önemli bir kayıp Galatasaray'ın daha önceki maçları için yaptığım değerlendirmelerde Mondragon, Song ve Tomas genellikle maçın adamı oluyorlardı. Mondragon için yine aynı şeyleri söylemem mümkün. En iyi Galatasaraylıydı. Birçok pozisyonun gol olmasını engelledi. Song'un yokluğunda Tomas da eski maçlara oranla iyi oynayamadı. Yusuf galiba sakatlandığı için oyundan çıktı. Bu değişiklik bir anda Galatasaray'ı sahada üstün pozisyona getirdi. Denizlisporlu oyuncular Yusuf'la topu çok iyi saklayıp hücum ederken, onun yerine giren genç Fatih hiçbir olumlu hareket yapmadığı gibi Hasan'ın attığı golde de sırtını dönüp vuruşu engelleyemedi. Skor 1-1 olduktan sonra, maç öncesinde herkesin aklından geçtiği hali aldı ama artık çok geçti. Ve Galatasaray çok önemli iki puan daha kaybetti.