Buraya kadar Her maç olduğu gibi yine çok önemli bir maçtı. Puan kaybına tahammülü olmayan iki takım sahadaydı ve skor ne olursa olsun birisi mutlaka üzülecekti. Bu gerilim artık Ali Sami Yen'de bile kendini gösteriyor. Kapanmak yerine kendi oyununu oynamak isteyen bir rakip bulunca, Galatasaray hem şaşırdı hem de kolay pozisyon elde etti. Tabii rakibi Denizlispor'un da skoru değiştirmeye yetecek kadar pozisyon ürettiğini eklemeliyiz. Kısacası seyirlik yönü yüksek, skor yönü kısır bir oyundu ilk yarıdaki. Maçın en önemli anlarından birisi Gerets'in kementinin çalışmamış olmasıydı. İliç, Song, Hasan Şaş, Ayhan, Orhan gibi oyuncular kenardayken ilk onbirin son maçlarda görünmeyen misafirleri vardı. Sakatlıktan dönen Hakan Şükür ve Cihan, orta sahada kendine kalıcı yer edinmeye başlayan Okan, Arda ve Ferhat, Ali Sami Yen çimlerindeki sürpriz kadronun sürpriz isimleriydi. Cihan ve Okan'ın sakatlık sorunları nedeniyle İliç ve Hasan Şaş'ın ilk yarı bitmeden sahaya girmesi Gerets'in klasik takımına yakın bir kadroyu yanyana dizdi.
Yusuf damgasını vurdu İlk yarı başladığı gibi karşılıklı ataklar ve pozisyonlar ile geçti. Maça damgasını vuran oyuncu Denizli kaptanı Yusuf'tu. Oynadığı oyunla, attığı golle, sahadaki varlığıyla ve yokluğuyla maçın tüm gidişatını etkiledi. Orta sahadan aldığı her topla neredeyse gol pozisyonuna kadar ilerlerken topla beraber rakiplerini o kadar rahat ekarte ediyordu ki, onu seyrederken gece hayatına feda edilen ülkenin en büyük yeteneklerinden birinin nasıl da kalıcı iz bırakmadan futbol sahalarından uzaklaşabileceğini düşünmeden edemedim. Tek ön liberoya geçince Galatasaray orta sahadaki bocalamasını izledik. Denizlispor golü ile maç gitti derken sarı-kırmızılı oyuncuların direnişi ortaya çıktı. Ümidi geri getiren adam sahalara güçlü dönüşünü özlediğimiz Hasan Şaş oldu. Hepsi bu. Bence Galatasaray bu puan kaybıyla şampiyonluk yarışından düştü. Artık sadece kupa ve şampiyonlar ligi vizesi için mücadele edebilir.