Trabzon maçları Beşiktaş-Trabzon maçlarının havası, öteki maçlara hiç benzemez... Bu maçlara tam 33 yıldan bu yana tanıklık etmiş bir yazar olarak, dostluğun tavana vurmasına hayranlık duyarım. Hiçbir Beşiktaş-Trabzon maçında gerilimin tırmandığını, taşların, sopaların, bıçakların ortada dolaştığını görmedim... Bu, hem Trabzon'da hem de İstanbul'da maçlarda geçerli... Çok kişi, İnönü'de oynanacak bir Beşiktaş-Trabzon maçına her iki takımın taraftarlarının, Beşiktaş meydanından başlayarak kol kola gittiklerini defalarca görmüş ve yaşamıştır. İki kulüp arasındaki dostlukta da şimdiye kadar en ufak bir erozyon yaşanmadı. Öyle ki iki takımın yöneticileri, bulunmadıkları bir platformda temsil hakkını birbirlerine verecek kadar güven duygusunu tavana vurdururlar. Bundan 20 yıl önce Trabzon'daki Beşiktaş'ın şampiyonluk maçını hiç unutmam... Beşiktaş, Trabzon'u yenerse şampiyon olacak; puan kaybetmesi durumunda hedefe G.Saray ulaşacaktı. O maçta, inanılmaz bir futbol savaşı oldu. Rakibi dost bile olsa Trabzon, seyircisi ve futbolcusuyla kendi onuru için olağanüstü bir 90 dakika çıkardı. Yenik duruma düştükten sonra Trabzonspor'un tek kale oynadığını, Beşiktaş kalecisi Zafer'in inanılmaz kurtarışlar yaptığını daha dün gibi anımsıyorum.
Golsüz bitmeyecek Maçı galibiyetle bitirip ipi göğüsleyen Beşiktaş'ın şampiyonluk turu ise görülmeye değerdi. 20 bin Trabzonlu, Beşiktaş'ı şampiyonluk turunda ayakta alkışlamıştı... Bugün, iki takımın da sezon başından bu yana bir türlü üzerlerinden atamadığı sıkıntılar var. Beşiktaş'ın şampiyonluğu pamuk ipliğine bağlı. Trabzonspor ise yarıştan çok erken koptu. Ama göreceksiniz galibiyetten başka hedefi olmayan iki takım bugün, ligin en zevkli maçlarından birisini oynayacaklar. Çünkü ikisinin de kaybedecek bir şeyi yok... Avni Aker'de karşılıklı pozisyon zenginliği yaşanacak. Maçın golsüz biteceğini hiç sanmıyorum. İki takımın da gol atacağını iddia ediyorum. Hangisinin daha çok atacağını ise bilemiyorum... Bu belki Yattara'ya, belki de Rico Paşa'ya bağlı... Bu maç izlenir...