Buruk veda Kadıköy'deki ilk maçtan sonra umutsuzluğumu ve Avrupa'ya oynadığımız Dinamo Kiev maçında veda ettiğimizi yazmıştım. Görmek istediğim transferlerin yapılamaması karamsarlığa düşmemin en önemli sebebidir. Dün gece ise itiraf etmeliyim ki F.Bahçe'nin Alkmaar'daki rövanşta ilk 45'te oynadığı futbolu görünce cidden şaşırdım. İlk yarı da gerçekten çok iyi bir takım vardı sahada. AZ'nin sarılacivertlileri üstüne çekerek beklemesi ve tuzağa düşürmesi gerçekleşmedi. Avrupa'nın en tecrübeli hocalarından biri olan Van Gaal'ı, tecrübesiz Arthur Zico'yu avlama planı bu yarıda tutmadı. Son dönemlerin mutsuz ikizleri Tümer ve Alex işlerine öyle asıldılar ki önlerinde bu devre için şapka çıkarmak lazımdı. Onların iş ahlakları yanında asıl alkışlanması gerekenler ise Yıldırım ve Zico'ydu.
Volkan hatalı gol yedi Deniz ve Appiah'ın ağır kaldığı Edu'nun zaman zaman pozisyon kaptırdığı Kezman'ın ise hazır olmadığı bu maçta Volkan da ürkek ve tedirgindi. Tümer ve Alex'le 2-0 öne geçmek Fenerbahçe'ye bir rahatlık getirdi. Eğer yakalanan pozisyonlar bu yarıda değerlenebilseydi F.Bahçe, Avrupa yolculuklarında elde ettiği en başarılı deplasman sonucuyla dönecekti. Alkmaar'ın evinde teslim olmama geleneği 2. yarının başında hemen hissedilmeye başladı. Ve golü bulup 2-1'e ulaştılar. Tuncay, Kezman ve Alex pozisyonları değerlendirebilselerdi F.Bahçe mutlu dönecekti. Ancak Volkan'ın yememesi gereken golü önleyememesi F.Bahçe'nin umutlarını bitirdi.