Gel de yanma Fenerbahçe bu sene Avrupa kupalarında oynadığı en güzel maçta sayısız gol fırsatı kaçırdıktan sonra son dakikalarda yediği golle turu kaçırdı ve ilk 16'ya kalamadı. Oysa ilk yarıda çok akıllı bir futbol sergileyip Tümer ve Alex'in attığı gollere 2-0 öne geçmiş ve turu atlayacak bir skoru yakalamıştı. Deniz dışında bütün futbolcular görevlerini yapıyor, rakibe pozisyon vermiyorlardı. İlk yarı 2-0 sona erdikten sonra Zico'nun rakibin risk alacağını hesaba katarak süratli kontratak adamı Olcan'ı oyuna almasını bekliyordum. Ama o top kontrolü fazla futbolcularla oynamayı tercih etti. İkinci yarının ilk 15 dakikası AZ'nin yoğun ataklarıyla geçti. Ama bu arada Fener, Lugano'nun indirdiği topu, Tuncay'ın değerlendirememesiyle önemli bir pozisyondan oldu. Dünkü Tuncay'ı beyaz ve siyah olarak ikiye ayırmak gerekiyor. Genç futbolcu 90 dakika canla başla çalıştı ama turun kaybında iki önemli rol oynadı. Önce kaptırdığı topta skorun 2- 1'e gelmesine neden olurken, Kezman'dan aldığı topu dışarı atarak farkın açılmasını önledi. Daha sonra yine müsait pozisyonda topu iki arkadaşına atmak yerine dışarı vurdu.
Değişiklikler yetmedi Fenerbahçe'nin kaçırdıkları saymakla bitmez. Dün akşam gol rekoru kırılabilirdi. Ancak son dakikada bir serbest vuruşta Vokan'ın kapadığı köşeden kafa vuruşunu çelememesiyle maçın bitmesine 3 dakika kala Alkmaar skoru eşitledi. Zico'nun son dakikalarda yaptığı değişiklikler de sonuç vermeyince maç 2-2 sona erdi. Ve Fenerbahçe yenilmeden Avrupa seferini tamamladı. Oysa ilk defa yurtdışında Hollanda takımı karşısında galip gelecek, hem de ilk defa 4. tura yükselecekti. Aslında elenmenin en önemli sebeplerinden biri de ilk maçta İspanyol hakemlerin ofsayttan attırdıkları gol ve vermedikleri penaltıydı.