Canaydın ve Yıldırım Aziz Yıldırım, Fenerbahçe başkanlığındaki 10. yılına girdi geçen hafta. Feridun Niğdelioğlu'nun haberine göre 9 senede, 78 yöneticiyle çalışmış, 400 milyon dolar harcadığı bu süre içinde 11 teknik direktörü göreve getirip, 75 futbolcuyu transfer etmiş. Karşılığı; görkemli bir stat, 3 lig şampiyonluğu, 1 Atatürk, 1 de Başbakanlık Kupası olmuş. Fenerbahçe'ye adanan bir hayat yani... Gazeteci büyüğüm Alaeddin Metin, Bursaspor'a kiralanan De Souza'nın bonservisinin yarısının Aziz Yıldırım'a ait olduğunu yazmıştı geçenlerde. Oysa bonservisin sahibi kulüptü. Aziz Yıldırım'ı Fenerbahçe ile böylesine özdeşleştiren o kadar çok kişi var ki aslında. Bir de Özhan Canaydın'ı düşünüyorum. İnce siyaseti ile kongrelerden zaferle çıktı hep. Futbol camiası da ona güvendi, Kulüpler Birliği başkanı yaptı. Federasyon başkanlığına soyunsa seçilme şansı yüksek olur. Hatta telefonda görüştüğümüz Odalar ve Borsalar Birliği'nin Giresunlu üyesi Nazım Kara, Canaydın'ı "Cumhurbaşkanlığı koltuğuna" yakıştırdı. Hayatlarını kulüplerine göre düzenleyen iki spor yöneticisi var ortada. Biri Fenerbahçe'den düşüncede bile ayrılamıyor. Diğeri düşüncede cumhurbaşkanlığına kadar her koltuğa uygun görülüyor. Gel de çık işin içinden...