Bülent Korkmaz korkmadı... Adam gibi adamlık yaptı; dürüstçe, "Ben Bursaspor ile oynayacağımız lig maçını düşünüyorum, kupa karşılaşmasına eksik kadroyla çıkacağım" dedi. Kupada bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüde otururdu. Bunu kendisi de biliyordu. Ama ligde büyük bir savaş vardı. Korkmaz, soyadı gibi korkmadı ama öküz altında buzağı arayanlar mücadele
öncesi ortalığı bulandırdı. "Bülent, Galatasaray maçı olduğu için eksik kadroyla çıkacak" dediler. Amu şunu unuttular; Bülent o işleri çoktan aşmış, evine çorba götürme derdine düşmüştü. Kasap et derdinde, koyun can derdinde misali. Maça gelince; Galatasaray yine aynı tas aynı hamamdı. Necati, futbola yeni başlamış çocuklar gibiydi. Saçlarından tanımasam altyapıdan alınmış yeni bir yetenek olduğunu düşünebilirdim. Carrusca'nın yerinde olsam, kimseye haber vermeden memleketime giderim. Hem de yanıma beni transfer eden yöneticiyi de alarak, ilk uçakla. Arda, top kaybetme hastalığına yakalanmış. Yakında ona serum takacaklar. Nasıl Fatih Terim, zamanında Emre'nin kulağını çektiyse Gerets'in de bir an önce Arda'nın kulağını çekmesi gerekiyor. Hasan Şaş yedek kaldığını görünce şaşırdı, oyuna girince de yine bizi şaşırttı. "Beni Gerets'in düşüncesi ilglendirir, başka kimseyi takmam" demiş. Ama böyle oynarsa yakında Hasan'ı kimse takmayacak.
Polat ağlayacak gibi Sonuç olarak; Galatasaray, Kayseri Erciyes beraberliği ile kupada rövanş için avantaj elde etti. Ama böyle oynamaya devam ederse geçtiğimiz sezon olduğu gibi Allah Galatasaray'a yardım etmeyecek gibi görünüyor. Adnan Polat, "Bu sezon yine biz güleceğiz" diyor ama hiç temenni etmesem de oyuncular sezon sonunda trajik bir film izlettirip, Polat'ı ağlatacaklar gibi geliyor bana...
MURAT ÖZARI