Demokrasiyi savunmak Haluk Ulusoy'un yönetim tarzını sevmiyorum. Demokratik bir lider olduğunu hiç düşünmüyorum. Buna karşılık Spordan Sorumlu Bakanımız Sayın Mehmet Ali Şahin'in futbola müdahale etmiyor görünerek müdahale etmesi, Ulusoy'u neredeyse bir demokrasi kahramanı haline getirdi. Şu işe bakın ki, düne kadar demokratik davranmadığı için eleştirdiğimiz Ulusoy'u savunmak demokrasiyi savunmak oldu. Bunu da Sayın Şahin'e borçluyuz. Öte yandan Ulusoy cephesindeki bazı isimlere demokrat söylemler pek yakışmıyor.
Kulüpler Birliği toplantısı öncesi başkan Özhan Canaydın'la özel toplantı yapıp "Genel kurul tavsiye kararı çıkmamalı, haziran ayındaki mali genel kurulun seçimli yapılması şeklinde bir karar almalıyız" diyerek kendi düşüncelerini tüm başkanlara empoze etmeye kalkanların şimdi demokrasi dersi vermesi inandırıcılıktan uzak kalıyor. Bir önceki toplantıda istedikleri karar çıkınca Kulüpler Birliği ve başkan Özhan Canaydın'ın dimdik ayakta durduğunu söyleyenler, son toplantıda isteklerinin tersinde bir tavsiye kararı alınması üzerine "Kulüpler Birliği de, başkan da bitmiştir" havasına girdiler. Oysa düne kadar, bunu söyleyen Fenerbahçe'ye veryansın ediyorlardı. Dün dündür, bugün bugündür! Yersen misali. Bakalım Türk futbolu bunca yanlış arasında doğruyu bulabilecek mi?