Yönetici holiganlar Şeref Tribünü'nün yayınının yarım kalması sansür gibi görünüyordu ama şimdi Tuğrul hatalı gibi duruyor.... İzmir'deki olaylar ilk defa olan bir şey değildi. Şeref Tribünü'ne yönetici kılığına girmiş holiganlar oturuyor
Taraftarları eleştirirken, Ankaragücü- F.Bahçe maçında şeref tribününde olaylar çıktı. Örnek olması gerekenlerin kavga etmesi biraz garip değil mi?
Taraftarlara örnek olması gereken kişiler yok ortada. Bu ilk defa olan bir şey de değil. Yayıncı kuruluş bir kamerayı, 'Şeref tribünü' denilen yere sabitlese orada neler olduğunu göreceğiz. Oradaki fanatikler, oradaki holiganlar taraftarlardan beter. İmam, cemaat hikayesi vardır toplumumuzda, kimsenin taraftarlara herhangi bir şey söylemesine gerek yok.
_'Şeref tribünü' kavramını tartışmamız gerekmiyor mu? Şeref tribünü'nde kimler oturur, diğer yerde kimler oturur! Onlara ne ad verilir! Protokol Tribünleri dünyanın her yerinde var. Biz de bu yere 'şeref tribünü' demişiz zamanında ve öyle de kalmış. Ona benim bir itirazım yok ama orada oturan insanların bu isme layık olması gerekiyor. Şeref tribününde oturduğunu bilmeleri gerekiyor ama bilmiyorlar. Oraya kulüp yöneticisi kılığına girmiş holiganlar oturuyor.
_Karşılaşmadaki kavgayı, son dönemde 'Kulüpler Birliği, Ulusoy' ekseninde yaşanan tartışmalara bağlayanlar var. Bu gerilimin bir yansıması olabilir mi?
Hayır, her maçta bunlar var. Özelikle Aziz Yıldırım'ın tetikçileri ve korumaları, Fenerbahçe'nin olduğu her maçta bu tür olayları çıkartıyorlar. Hatırlayacaksınız, Ali Sami Yen'deki maçta, o zaman Galatasaray yöneticisiydi, Fatih Altaylı'ya saldırıldı. Aziz Yıldırım'ın korumaları, Galatasaray'ın stadında yöneticisini dövmeye kalktılar. Fatih daha sonra da onların mafya bağlantılı olduklarını açıkladı.
_Habertürk yönetiminin kararıyla Şeref Tribünü, Cihan Oskay'la ilgili kaseti yayınlayamadı ve program yarıda kaldı. 'Özgür ve bağımsız' olmasıyla övünen Habertürk'ün bu kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tuğrul Yenidoğan ile Şeref Tribünü Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç'in söyledikleri birbirinden farklı. İkisini de dinlediğin zaman kendi taraflarından haklı görünüyorlar. Ama orada Tuğrul'un bir yanlışı var. Yayınlayacağı banttan genel yayın yönetmenine söz etmemesi ve ona göstermemesi, işi değişik bir havaya sokuyor. Baştan sansür gibi görünüyordu ama şimdi Tuğrul'un bir hatası var gibi görünüyor.