Hep bana hep bana F.Bahçe sahaya mücadelesini koysun yeter, gerisi kendiliğinden gelir. Geçen haftadan itibaren darboğaza girildi. Ama bu darboğazdan başarıyla çıkılacak gibi. Beşiktaş beraberliğinden sonra Palermo ve Trabzon galibiyetleri iyi yolda gidildiğinin işaretleridir. Şimdi önümüzde Celta ve G.Saray maçları var. Bence şu anda G.Saray hiç düşünülmeden tüm kafaların İspanya'daki maça kilitlenmesi gerek. Ligde zaten lidersin ama bu sene Avrupa da büyük önem taşımakta. G.Saray'ın en büyük şansı Avrupa diye bir sorununun olmaması. Liverpool ile "gazozuna" maç yapacaklar. Ama Kadıköy'de işler daha değişik. Her iki arenada da mücadele veriliyor. Celta Vigo'dan alınacak puan ya da puanlar hafta sonundaki derbiyi önemli ölçüde etkileyecektir. Şimdi kafalardaki soru F.Bahçe bu maçlarda nasıl düzlüğe çıkabilir? Zico doğruları yapıyor, o konuda endişem yok. Palermo karşısındaki başarılı kadroyu Trabzon'a taşıması mantıklı. Cezalı Alex'in yerine Deivid mi yoksa Tümer mi oynayacaktı? Bütün dert buydu. Zico Deivid'i tercih etti. Tümer de olabilirdi ama bence çok basit ve küçük bir ayrıntı. Fazla uzatmamak gerekir. İspanya'da ise Alex'in gelmesiyle Deivid tekrar kulübeye çekilecek.
Gerets bir puana razı Newcastle'daki mücadele ve saha içi kurgusu hayata geçirilirse mağlup olunması çok zor. Zico, İngiltere'de olduğu gibi İspanya'da da savunmayı biraz daha geride kurup rakibe boş alan bırakmayacak. Zaten Avrupa'da oynamanın kuralı da bu. F.Bahçe bu gerçeği acı tecrübeler geçirerek de olsa öğrenmiş oldu. Kadıköy'deki Frankfurt maçında ise savunma daha ileride kurulacak, Palermo maçına benzer bir maç seyredeceğiz. Hoşuma giden nokta F.Bahçe artık ne yaptığını biliyor. G.Saray maçına gelince... Onu perşembeden sonra uzun uzun tartışırız. Ama şunu da söylemeden geçmeyelim, Gerets bir puana dünden razı. (Tigana gibi). Farkın açılmasını istemez. Zico da onun üstüne enayi gibi gitmez. Yani Beşiktaş maçının örneğini (Futbol olarak) hafta sonunda tekrar sahada görebiliriz. Geçen hafta "F.Bahçe maçında liderliği alırız" diyen G.Saraylı idarecilere, 4 puan gerideyken bu işi nasıl yapabileceklerini sormak isterim. İnsanları doldurmak ve germek çok yanlış. Bir de Nihat Özdemir'in hakemler için verdiği demeçlere çok bozulmuşlar. Hesap falan soracağız, diyorlar. Kendilerini ne ilgilendiriyorsa. Hey yarabbim ya... "Şu Cüneyt Çakır'ı bizim maçlarda istemiyoruz" diyenler kimlerdi? Yahu kardeşim, hep bana, hep bana olmaz ki. Acuk da baha ver.