Beşiktaş'ı gören var mı? Hayatımın dörtte üçü bu işlerin içinde geçti. "Yanlışlıkta" bu kadar ısrar eden, "eleştirilere" kulak asmayan, "uyarıları" dikkate almayan, kim ne derse desin burnundan "kıl" aldırmayan bir teknik adamı ilk kez görüyorum. Şuna kesin inandım. Tigana, kendini değiştirmekten değil, "tekrar" etmekten hoşlanıyor. Cesur da değil... Sivas maçından sonra çıkıp mikrofonlara "hata bende" diyebilirdi. 25 metreden kafayla gol yiyen Runje bunu yaptı. O ise, gazetecilerden kaçıp Ümraniye'ye sığındı. Demek ki söyleyeceği bir şey yok. "İstifa" sesleri arasında eli ile işaret edip "Suç onlarda" diye futbolcularını gösteriyorsa, buna "ayıp" denir. Bu transferleri kim yaptı? Tigana...
Bu kadroyu kim kuruyor? Tigana... Bu taktiğin senaristi kim? Tigana... Şimdi sıralayalım... Beşiktaş'ın kalecisi yok. Tigana'nın "kefilim" dediği Runje, kalede bir kaleci gibi değil, "korkuluk" gibi duruyor. Beşiktaş'ta sağ bek yok. İbrahim Toraman ve Ali Tandoğan'dan birisi orada oynarsa, yanlış yerde oynamış oluyor. Gökhan Zan ve İbrahim Toraman "çizgi ayarı" yapamadıkları için, arkalarına atılan her top ya gol, ya aut... Beşiktaş'ta sol bek de yok. Baki'den zaten olmuyor. İbrahim Üzülmez'in de orası gerçek yeri değil. Demek ki Beşiktaş'ta "savunma" yok. Koray, Serdar, Kleberson... Bu üçlünün hepsi yanlış yere tayin ediliyor. Koray oynarsa ya üçlünün ortasında, ya da savunmada oynar. Sağda asla... Serdar'ın yaşı, başı, yani ihtiyarlığı (!), bu en kritik yeri hiç kaldırmıyor. Gerçek yeri olan sağ bekte de denemeye değer mi, şüpheliyim. Sefilleri oynayan Kleberson'dan bahsetmeye bile gerek yok.. Ricardinho yerine forvetin arkasına Ronaldinho'yu koyun, sadece frikik atar. İleride Bobo, top gelirse iyi kötü var. Gökhan Güleç'i ara ki bulasın. Nobre mi? O, top gelmediği için maçı uzaktan seyrediyor. Bunlara bir de Tigana'nın "Tanrı buyruğu" gibi görüp "çarpılmaktan" korktuğu için değiştirmediği sistem eklenince tribünlerde "iç savaş" bile çıkıyor. Ben böyle Beşiktaş görmedim!