İşte fırsat! Fenerbahçe geçen seneki bariz ittifak ile yılların gizli ittifakçılarının başını çeken 'pankart üçüzleri' ile üst üste maçlara çıkacak. Kimilerine göre bu durum çok keskin ve tehlikeli viraj. Oysa benim anlayışıma göre ilahi adalet için sunulmuş bir fırsat. Bulunmaz bir nimet. İlginç bir fikstür var ligde. Sadece tesadüf olmalı bu. Her takım peş peşe, önce Beşiktaş, sonra Trabzon ve en son da Galatasaray ile oynuyor. Fenerbahçe'nin bütün derbilerinin son 4 haftaya sıkışması da ince bir tesadüf olmalı, üstelik ilk yarıda iki maç içerde biri dışarıda. İkinci yarıda tam tersi. Ancak bu 'bol tesadüflü' fikstürü hazırlayanların hiç hesaplayamadığı bir durum oluştu şimdi. Beşiktaş tam anlamıyla saatli bomba, onun için olmak ya da olmamak maçı. G.Saray ve Trabzonspor'un durumu da ondan farklı sayılmaz. Yani F.Bahçe bu üç rakibini de yenerse, hem puan olarak ciddi bir avantaj yakalar, hem de onları kendi iç sorunlarıyla baş başa bırakır.
Derin nefes alma zamanı Yani bu 'üçlü viraj' Anadolu takımlarının sezon başından beri yaşadığı durum. Onlar bile bununla başa çıkabiliyorsa, Fenerbahçe de çıkmak zorunda. Galatasaray'ın karşısına çıkana kadar bir yığın sakat, kart cezalısı verip, fiziksel ve mental yorgunluğun en üst boyutuna ulaşıyorlar. Dedik ya, sadece ince bir tesadüf. Şimdi sarı-lacivertli futbolcular için mükemmel ötesi bir fırsat. Gerçi ilk fırsatı Denizli'de ellerinin tersiyle ittiler hatta 1 puanı bile zor kopardılar ama... Şampiyonluktaki rakiplerini uzun süre bellerini doğrultamayacak biçimde geri iterek derin bir nefes almak ve rüştünü ispat etmek zamanı. Ancak her defasında söylediğimiz ve ısrarla söylemeye devam edeceğimiz şeyi bir kez daha tekrarlayalım: "Mücadele etmeden, koşmadan, yardımlaşmadan bu asla olmaz." Ve son bir söz: "Hiçbir tesadüf, tesadüf değildir."