Karanlık gündüz Başkentin mavi-beyazlı ekibi karşısıda F.Bahçe'nin lige verilen aradan sonra daha hazır bir şekilde oynaması beklenirken, sarı-lacivertililerin son haftalardaki dökülen futbol anlayışı sürmekteydi. Zico'nun bugüne kadar başarılı olamadığı oyun formatında ve kadro seçiminde ısrarcı ve de inatçı olması, neredeyse Ankaraspor Onursal Başkanı Melih Gökçek'in hafta içinde verdiği demecini haklı çıkaracaktı. Haftalardır biz kendi görüşlerimiz doğrultusunda eleştirilerimizi yaptığımız halde; bu oyun anlayışına çözüm bulamayanlar, geçmiş güzelliklerin yarattığı kredinin sonsuza kadar böyle gitmeyeceğini artık anlamalılar. Son lig maçında oyuna girdikten sonra başarılı bir performans sergileyen Önder'in kulübede tutularak maça başlanması, hareketli forvet oyuncularına sahip Ankaraspor karşısında önemli bir dezavantajdı. Zaten bu mevkide oynayan genç Kerim'in de adı, ancak müsabakadan çıkarken hatırlandı.
Başkentten Rio'ya! Göbeğin klasik ikilisi Edu ve Lugano, yine alışılmış uyumsuzları nedeniyle rakibin iki gol atmasını engelleyemediler. Appiah, geldiği günleri aratan oyunuyla vasatı aşamadı. Aurelio ve Tuncay, milli maç sonrasındaki yorgunluklarını üzerlerinden atamamışlardı. Alex ve Kezman'ın isimlerine yakışan klasta ve yüreklilikle oynamadıkları, bu maçta da gözlendi. Deivid için söylenebilecek bir şey yok. Türkiye'de ondan çok daha yetenekli oyuncular varken, bu kutsal formayı hala giymesine şaşıyorum. F.Bahçe sevgisi adına hayatını ortaya koyduğunu haykıran Aziz Başkan'ın da, Ankara'da izlediklerinin sonucunda başkent-Rio seferini yapan ilk uçağa bazı Brezilyalıları bindirmemiş olmasını hayretle karşılıyorum.