Oyunu Kurallarına Göre Oynamak Tuncay'ın filelere gönderdiği gol sonrası Macar ve Türk milli takımları kaleleri değiştirdiler, bu sırada attığımız bir şutu, rakip stoper kale içinden elle çıkardı ama maç devam etti çünkü sahada hakemler yoktu!" Şimdi ben böyle bir maç yazısı yazsam şaşırırdınız değil mi?. Hiç şaşırmayın, 1860'lı yılların başında futbol oyun kuralları böyle idi. Penaltı yoktu, hakem yoktu, gol atınca kaleler değişiyordu. Ve eğer o kurallar 1890'lar civarında değişmese ben cumartesi akşamki maçın yazısını böyle yazacaktım. Futbolun kurallarının yıllar içindeki inanılmaz değişimine, özellikle son 5 yıl içinde takımlarımız paralel ve olumlu değişim gösteremedi.
Eğitim her zaman önemli olmuştur, Mısır'da 989 yılında dünyanın ilk üniversitesi EL-EZHER bu nedenle kurulmuştur. Ama biz bu eğitim işini de beceremedik. Şimdi UEFA 2008 elemelerinde geçmiş yıllarda, hakeme saldırmaktan başka bir şey yapmayan yöneticinin, futbolcunun, taraftarın yanlışlarının acısını çekmemeye çalışıyoruz. Bu akşam Moldova maçı, bence Macar maçından daha zor geçecek. Çünkü biz kapanan takımlara ve özellikle çok koşarak bunu yapanlara çözüm üretemiyoruz. Ama bu akşam, kısa adamlarımızın rakip savunmadan dönen ve ceza alanının hemen önüne düşen toplara sahip olmaları gereken bir akşam olduğunu, Nihat'ın ve Hamit'in şutlarının gerektiğini, çift santrforla Nihat ve Hakan'la başlamamız gerektiğini düşünüyorum. 4-1-3-2 şeklinde oynamak, ön liberoda süper iş yapan Aurelio'nun önüne sağda M. Topuz, ortada Arda, solda Tuncay ile atak çeşitliliği fazla bir milli takım oluşturabileceğimizi düşünüyorum. Biz bu akşam, Moldova'ya ikinci yarıda atacağımız 1 veya 2 golle galip geliriz. Ama fazla pozisyon bulamayacağımız için, elimize geçecek birkaç fırsatı değerlendirmek şartıyla.