Tuncay'ın golü ve Daum Macaristan karşısına dökülüyoruz. Rakip kapanmış açamıyoruz. Hamlemiz yok, pozisyon yok, ne yaptığımız belli değil. Belli olan tek şey, gol gelecekse ölü toptan gelecek (Hani o medyamızın yüzde 90'ının F.Bahçe attığı zaman küçümsediği ölü toplar). Zaten öyle de oldu. O gol çalışmanın ürünüydü. Yalnız öyle üç beş günlük değil tam 2.5- 3 yıllık çalışmanın ürünüydü. Daum'un bıkmadan usanmadan yaptırdığı çalışmanın ürünüydü. F.Bahçe o golleri çok attı, asla tesadüf değildi. Alex ortalar, Luciano ve Servet geriden koşarak çıkar, indirir, Nobre ve de Tuncay öne koşu yapar tamamlarlardı. Macaristan'da Alex yoktu, Aurelio ortaladı, Servet indirdi, Tuncay vurdu ve ülkemiz için çok önemli üç puan kazanıldı. Golde büyük payı olan Daum'a bir teşekkür borcumuz olduğunu düşünüyorum. Gerçi "Bu adam antrenör değil" diyenlerden Daum'a teşekkür etmelerini bekleyecek halimiz de yok.